6. Ceza Dairesi 2024/1728 E. , 2024/4605 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/163 E., 2024/90 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2023 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/259 Esas, 2023/338 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.01.2024 tarihli ve 2024/163 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın amacının hırsızlık olduğu, suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğü, suçun unsurlarının oluşmadığı, dosyada sanığın cezalandırılmasını gerektiren somut delil bulunmadığı, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'nun yüzüne kar maskesi ve eline eldiven takmak suretiyle kendisini tanınmayacak bir hale getirdiği, olay günü saat 02.45 civarında katılan ...'nin sahibi olduğu SEÇ market isimli iş yerine gizlice girdiği, iş yerine girdikten sonra sanığın önce yazar kasanın olduğu yere doğru gittiği ve yazar kasayı açarak buradan 2.456,00 TL parayı aldığı, devamında ise raflardan sigaraları bir poşete doldurmaya çalıştığı sırada sesleri duyan katılanın iş yerinde sanığı gördüğü, sanık ile katılan arasında arbede yaşandığı, arbede esnasında katılanın sanığın yüzünde bulunan maskeyi çıkarttığı, sanığın katılanın müdahalesinden kurtulmak amacıyla elini beline doğru götürüp "silahım" şeklinde bağırarak katılanı korkutmaya çalıştığı, sanığın elini beline götürdüğünü gören katılanın korkarak geriye doğru çekildiği, katılanın geriye doğru çekilmesinden faydalanan sanığın koşarak 2.456,00 TL para ile olay yerinden uzaklaştığı, zararın karşılanmadığı anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık savunmalarında "iş yerinden bir kaç paket sigara aldım, ayrıca 300 TL kasadan para aldım, o esnada iş yerinin sahibi geldi, üzerime saldırdı, bu esnada pantolonum aşağıya düştü ben de pantolonumu çekmek amacıyla elimi belime götürdüm, iş yeri sahibi beni bırakıp uzaklaştı, ben elinden kurtuldum, herhangi bir zarar vermedim, pişmanım, yüzüme maskeyi takma sebebim kameraların beni görmesini engellemek amacıylaydı, üzerimde herhangi bir silah veya delici bir alet yoktu, ben iş yeri sahibine saldırmadım, darp etmedim sadece o bana saldırdı" demiştir.
4. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Olay yeri kamera görüntüleri dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında "A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü" bendinde (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda mağdurun silahı görmediği, sanığın silah kullandığına dair her türlü şüpheden uzak kesin delil olmaması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinden uygulama yapılması isabetli görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmuş, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.01.2024 tarihli ve 2024/163 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasından; “5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi” ibaresinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Mahkemece olayda silah kullanıldığı kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinden uygulama yapıldığı, ancak sanığın silah kullandığına dair her türlü şüpheden uzak kesin delil olmaması nedeniyle bu fıkranın uygulanmaması gerektiği, sanık lehine olan bu hususta mahkemenin direnme hakkının olduğu, direnme hakkının bertaraf edilemeyeceği, bu nedenle kararın sanık lehine bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan karara muhalif kalıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!