6. Ceza Dairesi 2024/1116 E. , 2024/4534 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/133 E., 2023/653 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 2017/37899 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi için kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/423 Esas 2018/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/2394 Esas, 2018/2548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.01.2023 tarihli ve 2021/24490 Esas, 2023/228 Karar sayılı kararı ile "Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğu anlaşılan sanığın duruşmalardan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve vareste tutulma konusunda bir beyanının olmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 196 ncı maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olarak, son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmış" ve kararın bozulmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2023 tarihli ve 2023/133 Esas 2023/653 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun basketbol oynamak için gittiği BOTAŞ parkında oyununu bitirip, bankta dinlenmekte iken daha önceden olumsuz yönleri ile tanıdığı sanığın yanına gelerek banka oturduğu, sanığın iradesi hilafına kendisinden parkta akşam 21.00 sıralarında Iphone marka telefonu alıp kullandıktan sonra geri istenmesine karşın, geri vermeyerek bıçak göstermesi şeklinde gerçekleşen eylemlerin maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan beyanlarında, mağdurdan telefonu aldığına ve kullandıktan sonra mağdura telefonu iade ettiğine dair tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
3. Mağdur aşamalarda olayı 1 numaralı bentte anlatılan şekilde anlatmıştır.
4. Dosyada tanık olarak dinlenen D. T.'nin mahkeme huzurunda alınan beyanında " O gün iphone 6s marka telefon bana satılmaya çalışıldı. Telefon miktarıda piyasa değerinin oldukça altında olduğu için bana mantıklı geldi. Maltepe Atatürk caddesinde butik işletirim. Benim karşımda telefon bayi vardır. Telefon bayine iki kişi bu telefonu satmak için gitmiş. Telefon bayindeki kişi benim arkadaşımdır. İsmi ... Ergün'dür. İşten ayrılmıştır. Açık adresini bilmiyorum. Bu kişi bana kendisine gelen şahısları yönlendirmiştir. Gelen kişiler 2 kişi idi. Daha önce görmemiştim. Biri uzun boylu bir diğeri ise benden daha kısa ve esmerdi. Uzun olanın sakalı yoktu. Kısa olan sakallıydı. İsimlerini bilmiyorum. Daha önceden tanımıyorum. Telefonu sorduğumda bu şahıslara çalıntı olup olmadığını sordum. Onlar da bana yok diye cevap verdiler. Meblağ oldukça küçük olduğu için ben çalıntı olduğunu aklıma getirdim. ...'a gittim. ... bana telefonu içine bakacağız. İcloudunu etkin hale getireceğiz. En azından sahibinin bulunmasını sağlayacağız dedi. Çocuklar kapıda idi. Akabinde telefonu ... ile inceledik. Bir numara bulduk. En üste ben diye bir numara vardır. Bu numaradan sahibini aradık. 0533 201 56 59 nolu kullandığım bu hat ile sahibini aradım. Açık adres ve kimliğimi beyan ettim konuştuğum kişi Onur idi akabinde Onur'un babası Kenan bey beni aradı. Bana telefonun çalıntı olduğunu, oğlunun bunu ifade edemediğini söyledi. Ben yerimi bildirdim. Ben telefonu akabinde bana getiren 2 kişiye verdim. Ben akabinde Cumhuriyet Polis Merkezine gidip durumu oraya bildirdim. Kimseden para istemedim. Onur bana çalıntı olmadığını söylemişti. Babası ise çalıntı olduğunu ifade etti. Ben bana telefonu getiren 2 kişiye telefonu ne şekilde aldıklarını sormadım. Telefonu verdim onlara zira buradan başıma bela gelir diye düşündüm zira orada esnafım yerim yurdum belli" şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararda, sanığın tutuklu kaldığı tarih ve sürenin karar başlığında gösterilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine aykırı davranılması kanuna aykırı ise de, iş bu eksiklik mahallinde sonradan tamamlanabilir nitelikte olduğu görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Tehdit mutlaka sözlü olmayabilir, işaretle, davranış veya hareketler ile de tehdit edilebilir.
3. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
4. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
a. Sanığın mağdura bıçak göstermesi şeklinde gerçekleşen eylemin başlı başına mağdura zarar verileceğine yönelik tehdit içeren davranış niteliğinde olduğu, sanığın bıçak gösterdikten sonra mağdura yönelik tehdit içerikli söz sarf etmese dahi davranışı ile mağduru silahla tehdit ettiği,
b. Olay ve Olgular başlığı altında (A) bendinin birinci paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu, sanığın aşamalarda alınan beyanlarında tevil yollu ikrarda bulunduğu, sanığa iftira atmayı gerektirecek bir husumeti bulunmayan mağdurun aşamalarda verdiği, istikrarlı ve birbirleri ile uyumlu beyanları ve dosya içerisinde bulunan diğer bilgi ve belgelerden, sanığın nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2023 tarihli ve 2023/133 Esas 2023/653 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!