WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/9553 E.  ,  2024/7150 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/81 E., 2016/593 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın katılanı 02.04.2015 tarihinde yüz yüze iken; 17.04.2015 tarihinde ise telefonda tehdit ettiği iddia edilerek sanık hakkında zincirleme şekilde işlenen tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. ve 43. maddeleri kapsamında cezalandırılması istemli kamu davası açıldığı halde; sanığın hangi eylemi kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiğinin gerekçede gösterilmemesi,

2. Sanığın katılana hitaben söylediği kabul edilen ".. Paranın tamamını kendin tahsil edersen seninle hasım oluruz, bu para için adam bile vuruyorlar" şeklindeki sözlerinin 5237 sayılı Kanun'un 106. maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,

3. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlendiği ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun da uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla; yeni düzenleme karşısında 5237 sayılı Kanun’un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, atılı suç yönünden 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

4. Uzlaşma sağlanamaması halinde; 17.10.2019 günlü ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ve devamı maddeleri gereğince sanık hakkında yeniden hukuki değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

5. Kabul ve uygulamaya göre de;
Daha önce hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında, sair tehdit suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamında seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edildikten sonra bu ceza 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 50/3 ve 50/2. maddelerine aykırı davranılması ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmasına karşın hapis cezası adli para cezasına çevrilerek, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,

05.06.2024 gününde oy birliği ile karar verildi.