6. Ceza Dairesi 2023/6899 E. , 2024/9105 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/487 E. 2016/130 K.
SUÇLAR : Tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
Katılan sanık ... hakkında tehdit suçundan, katılan sanık ... hakkında ise tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden ise katılan sanık ...'in bu suç yönünden katılma hakkı bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan sanık ... müdafiinin sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerini ve diğer katılan sanıklar hakkındaki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği, hakaret suçunu temyiz etmediği anlaşıldığından tebliğnameye aykırı olarak bu suçun inceleme dışı bırakıldığı, katılan sanık ... hakkında 106/2-a ve 170/1-c maddelerinden cezalandırılması için dava açılmışsa da mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi gereği sadece silahla tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı ile mala zarar verme suçundan verilen adli para cezası hakkındaki temyizin 5271 sayılı Kanun'un 296. maddesi gereğince reddine karar verildiği bu kararın temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında, sadece katılan sanık ... hakkında tehdit ve mala zarar verme suçlarından ve katılan sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararları yönünden yapılan incelemede;
I- Katılan sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu ile ilgili olarak katılan sanık ... müdafiinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Katılan sanık ...'in doğrudan zarar görmemesi nedeniyle genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçu ile ilgili açılan davaya katılma ve bu suçlardan kurulan hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Katılan sanık ... hakkında tehdit ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararı ile katılan sanık ...'in tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararları ile ilgili katılan sanık ... müdafiinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Sanık ...'in ... ve ...'a yönelik eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde tanımlanan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 12 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 01.05.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar geçmiş olması,
Sanık ...'in yargılama konusu tehdit ve mala zarar verme suçları için, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 01.12.2011 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!