6. Ceza Dairesi 2023/6779 E. , 2024/5226 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/426 E., 2016/533 K.
SUÇ : Şantaj
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin 07.04.2016 tarihli kararın; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. madde ve fıkrasının "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gereğine rağmen gerekçeli kararın sanığın son bilinen adresi olan MERNİS adresine usule aykırı olarak doğrudan 21/2'ye göre tebliğ edildiği anlaşıldığından, sanığın temyizinin öğrenme üzerine süresi içinde verildiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107/1 maddesinde tanımlanan şantaj suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, mahkûmiyet tarihi olan 07.04.2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
29.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!