6. Ceza Dairesi 2023/6449 E. , 2024/4674 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/421 E., 2015/749 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red,Onama
Sanıklar hakkında tehdit ve hakaret, sanık ... hakkında ayrıca kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Katılanlar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Katılanlar vekilinin yüzüne karşı verilen hükümleri 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 15.01.2016 tarihinde temyiz ettiğinden tebliğnameye uygun olarak katılanlar vekilinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,
2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyiz talebinin incelemesinde;
Katılanların trafik kazasına müdahale ettikleri sırada olay yerine giden sanıkların katılanlara sinkaflı küfürler ettikten sonra her iki sanığın katılanları ölümle tehdit ettikleri sonrasında sanık ...'in katılan ...'ya yumrukla saldırıp yaraladığı olayda görevli memura hakaret ve etkin direnme suçlarının oluştuğu anlaşılmakla;
Sanıkların yargılama konusu olan eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla ilgili sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!