6. Ceza Dairesi 2023/6260 E. , 2024/2653 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/5 E., 2016/58 K.
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
1. Katılan sanığın mağdur sanık ... hakkında verilen 'ceza verilmesine yer olmadığına' dair hükme yönelik temyizinin incelenmesi neticesinde, katılan sanığın yüzüne karşı verilen kararın kanun yolu kısmında "...kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği" belirtilerek sanığın yanıltıldığı ve gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediği anlaşıldığından temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tutak Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2011 tarihli ve 2011/326 Esas sayılı iddianamesiyle; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2012 tarihli ve 2011/258 Esas ve 2012/16 Karar sayılı kararıyla;
a) Mağdur sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca basit yaralama suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonucunda mağdur sanığın kendisine ait vücut dokunulmazlığı hakkına yönelmiş tehdit suçu neticesinde katılan sanık ...'e karşı basit tıbbi müdehale ile giderilebir yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 28 inci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
b) Katılan sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/90 Esas ve 2015/163 Karar sayılı kararı ile sanığın 04.07.2015 tarihinde eşe karşı basit yaralama suçunu işlediği kabul edilerek 3.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 17.11.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
4. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/5 Esas ve 2016/58 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında; silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 04.02.2021 tarihli ve 4-2016/238742 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Müştekinin de kendisine yönelik sopayla vurup yaraladığına, olaya sebebiyet veren müştekinin olduğuna,
2. Kendisini yaralayan sanık hakkında ceza verilmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihi olan 26.09.2011 tarihinde, sanıklar arasında katılan sanık ...'ün mağdur sanık ...'in ikametinin bahçesinden hayvanlarıyla geçmesi nedeniyle tartışma çıktığı, sanık ...'ın üzerinde taşıdığı ve Adli Emanetin 2011/121 sırasına kayıtlı bıçağı çektiği, sanıklar arasında yaşanan arbede sırasında katılan sanık ...'ın 26.09.2011 tarihli kati hekim raporuna göre kolundan basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şeklide yaralandığı anlaşılmaktadır.
2. Katılan sanık ...'ın inkara yönelik savunması dosyada mevcuttur.
3. Mağdur sanık ...'in sanığın kendisine bıçak çektiği ve aralarında arbede yaşandığına yönelik beyanları dosyada mevcuttur.
4. Olay yerinde bulunan tanık K.'nın sanık ...'ın oğlu ...'e bıçak çektiğine yönelik beyanı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2012 tarihli ve 2011/258 Esas ve 2012/16 Karar sayılı sanık hakkında silahla tehdit suçundan hükmolunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının 11.06.2012 tarihinde kesinleştiği ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç sebebiyle yapılan yargılama sonucu anılan mahkeme kararının açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de; dosya kapsamından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin sanığın yüzüne karşı verilen kararın kanun yolu kısmında "...kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden itiraz yoluna, ceza verilmesine yer olmadığı kararı yönünden temyiz yoluna başvurulabileceği" belirtilerek katılan sanığın yanıltıldığı ve gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yapılan kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu belirlenmekle; Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2012 tarihli ve 2011/258 Esas ve 2012/16 Karar sayılı kararının usulüne uygun kesinleşmediği, sonraki işlemlerin hukuken geçersiz olduğu ve açıklanan hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı, anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmemesi nedeniyle sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına da karar verilemeyeceği gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Katılan sanık ...'ün yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 26.09.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Katılan sanık ...'ün mağdur sanık ... hakkında verilen 'ceza verilmesine yer olmadığına' dair hükmü yönelik temyizinin incelenmesi neticesinde, mağdur sanık ...'in yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.05.2012 tarihli mahkeme sorgusu olduğu ve temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A) Sanık ... Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2012 tarihli ve 2011/258 Esas ve 2012/16 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B) Sanık ... Yönünden
Gerekçenin bölümünde açıklanan nedenlerle Tutak Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2012 tarihli ve 2011/258 Esas ve 2012/16 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!