6. Ceza Dairesi 2023/5580 E. , 2024/2931 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/521 E., 2016/48 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, Genel güvenliğin tehlikeye sokulması ve trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1.Mağdur Sanık ...'ın, Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik, Mağdur Sanık ...'ın, Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2019 gün, 2017/5-29 Esas ve 2019/598 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 243. maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile istikrarlı olarak sürdürüle gelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacaktır. Bu bağlamda mağdur ...'ın mahkemede 13.11.2015 tarihli duruşmada şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, mağdur ...'ın mahkemede 27.01.2016 tarihli duruşmada şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 73. maddesi nazara alınarak katılan sıfatı bulunmayan ve bu nedenle hükümleri temyiz etmeye hakkı olmadığı anlaşılmakla, mağdurlar ...'ın ve ...'ın temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanık ... Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin, Sanık ... Hakkında Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması ve Trafik Güvenliğinin Tehlikeye Sokulması Suçlarından Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık ... hakkında yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c,179/3. maddesi yollamasıyla 179/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemi 27.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğundan,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!