6. Ceza Dairesi 2023/5062 E. , 2024/1967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/149 E., 2016/228 K.
SUÇ : Şantaj
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2015 gün, 2014/13375 Soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Aydın Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/149 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararı ile her ne kadar sanık hakkında katılan aleyhine şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı toplanan deliller ile anlaşıldığından sanığın 5271 sayılı Yasa'nın 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Yerel Mahkemece, sanığın eyleminin şantaj suçunu oluşturduğunun aslında kabul edildiği,
2. Sanığın hukuki yollardan ayrılarak müştekiye ait birtakım sırları açıklayacağından bahisle müştekiyi tehdit ederek iddia ettiği hakkını aramaya çalışmasının şantaj suçunu oluşturduğu,
3.Sanığın müştekiye gönderdiği maillerle kendisine yarar sağlamayı amaçladığında kuşku bulunmadığına ve yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davaya konu 01-04.09.2014 tarihli mesajlarda sanığın katılanın şantaj içeren mesajlar gönderdiğinin anlaşıldığı, sanığın suç tarihinden önce katılanın şirketinde satın alma müdürü olarak görev yaptığı, görev yaptığı dönem içerisinde şirkete ait verilerin yedeklemesini yaparak flash belleğe yüklediği, daha sonra sanığın işine son verildiği, ancak; tazminatının ödenmediği, bunun üzerine sanığın katılanın yükümlü olduğu tazminatı ödemesi konusunda suça konu mesajları gönderdiği, olayda sanığın haksız çıkar veya yarar sağlamasının söz konusu olmadığı, iş akdinin sona erdirilmesi sebebi ile hakkı olduğunu düşündüğü tazminatların ödenmesini talep ettiği, dolayısıyla suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, yine her ne kadar sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 239/1. maddesinde düzenlenen ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteki sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçu kapsamında kalma ihtimali bulunduğu anlaşılmış ise de sanığın bu bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere verdiği veya ifşa ettiği ya da bu hususta herhangi bir teşebbüste bulunduğuna dair delil bulunmadığı, bu nedenle sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, toplanan deliller ile anlaşıldığından sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen şantaj suçunun gerçekleşebilmesi için sanığın "Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlaması" gerektiği, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, tanık beyanlarına, elde edilen delillere göre atılı suçta haksız çıkar elde etme yasal unsurunun gerçekleşmediği, Maliye'ye şikâyet eden sanığın hak arama özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, hükmün gerekçesine göre beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/149 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararıa katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!