WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/5000 E.  ,  2024/7530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/555 E., 2015/897 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama, düzelterek onama

Katılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve mağdur sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemleri süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I- Katılan Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile Mağdur Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan ve Katılan Sanık ... Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Haklarında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Katılan sanıklar ve mağdur sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve katılan sanıklar hakkındaki kasten yaralama ve silahla tehdit suçları yönünden itiraz merciince bu hususta karar verildiği, itiraz merci tarafından verilen kararın temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, katılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., mağdur sanık ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle incelenmeksizin İADESİNE,

II-Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile Mağdur Sanık ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
A. 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Yasa'nın 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri kesin olup, katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan dolayı tayin edilen 2.240,00 TL adli para cezalarına ilişkin hükümlerin cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından,

B. Mağdur sanık ...'ün 19.10.2015 tarihli beyanında şikâyetçi olmadığını belirttiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) maddesi hükmü de nazara alınarak katılan sıfatı bulunmayan ve bu nedenle hükmü temyiz etmeye ... olmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanunun 317 nci maddesi gereğince katılan sanık ... ve mağdur sanık ... müdafilerinin temyiz istemlerinin Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

III- Müsadereye İlişkin 01.03.2016 Tarihli Ek Karara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
İstinaf mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce (20.07.2016) müstakil olarak verilen müsadere kararları yönünden 04.06.1936 gün 12-14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca karar tarihindeki miktara ve 5219 sayılı Kanun ile Değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddesinde belirtilen kesinlik sınırına göre kararın kesin olup olmayacağı belirleneceğinden, sanık ...'den ele geçen av tüfeğinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine dair verilen ek kararda, suçta kullanılan av tüfeğinin bilinen değeri de gözetilerek kesin nitelikte olmadığının anlaşılması karşısında, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve el verişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

IV-Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan katılan sayısınca hüküm kurulması gerekirken sanığın altı kez 7.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının H/2 maddesinin 6. fıkrasında yer alan "ALTI KEZ" ibaresinin hükümden çıkartılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

V-Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile ... ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet ve Katılan Sanıklar ... ve ... Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
1. Katılan sanıklar ... ve ...'in eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan silahla tehdit ve 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında tanımlanan kasten yaralama suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin kasten yaralama suçu yönünden 15.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı ve silahla tehdit suçu yönünden ise 10.10.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Açıklanan nedenle Batman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/555 Esas, 2015/897 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., mağdur sanık ... müdafii ile katılan sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.05.2024 tarihinde karar verildi.