6. Ceza Dairesi 2023/3499 E. , 2023/10645 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2015 tarihli ve 2015/1476 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılma istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2013/875 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılanın ikametinin yanında bulunan ahırının önüne bir bidon benzin, bidon ve ... koymak suretiyle katılana karşı tehdit suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunmuştur.
3. Sanık savunmasında, eşine, annesine ve kendisine katılan tarafından saldırıldığını, uyarısına rağmen devam ettiğini, bunun üzerine katılanı korkutmak için ahırının önüne bidon ve ... koyduğunu belirterek olayı doğrulamıştır.
4. Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve aynı Kanun'un 58 inci maddesi üzerinden ek savunmasının alındığı anlaşılmıştır.
5. Dosya içerisinde bulunan olay yeri görgü ve tespit tutanağının içeriğine göre katılanın ahırının önünde bidon ve çakmağın bulunduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Katılanın ahırının önüne, bidon ve benzin koymak suretiyle özel işaretle tehdit suçunu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasında (b) bendini ile uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş ve Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
1. Katılanın sanığa karşı haksız tahrik oluşturan eylemlerinin nelerden olduğu denetimine olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun 141 inci maddesinin birinci fıkrasına uyan hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, anılan ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün olduğu kabul edilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 303.03.2016 tarihli ve 2015/875 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!