6. Ceza Dairesi 2023/3310 E. , 2023/14150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/249 E., 2016/397 K.
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, iade
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 inci maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarihli, 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere şikâyetçi ...'nın katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun'un 237/2 nci maddesi uyarınca şikâyetçinin 01.06.2015 tarihli talimatla alınan beyanında davaya katılmayı talep ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören şikâyetçinin davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan temyiz incelemesinde;
1. Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin ise; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
2. Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/249 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında mahkûmiyet kararı yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık ...'in yalnızca ...'ya silahtan sayılabilecek herhangi bir alet kullanmaksızın darpta bulunduğu ve Kazancı ailesi fertleri olan katılan ... ve şikâyetçiler ... ile ... ve ...'ya yönelik aleni hakarette ve tehditte bulunduğundan bahisle cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesince; sanık ... hakkında kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın olay yerinde olmadığı savunmasına sanık ... ve ...'in de iştirak ettiği, soyut iddiası dışında sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, cezalandırılmasını gerektirir şekilde delil elde edilemediği, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatine karar verilmiştir.
3. Olaya ilişkin taraf beyanları tespit edilmiştir.
4. Olaya ilişkin kamera görüntülerinin duruşmada izlendiği anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden,
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/249 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!