6. Ceza Dairesi 2023/3182 E. , 2023/12937 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/279 E., 2016/150 K.
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama
Şikayetçi ...'ın kovuşturma aşamasından haberdar edilmediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarihli, 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere suçtan zarar görenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 08.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinin katılma talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek şikâyetçi ...'ın davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan incelemede;
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını da kapsadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca itiraz yasa yoluna gidilebileceği ve aynı Kanun'un 264 üncü maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, şikâyetçi vekilinin isteminin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmekle;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manyas Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/279 Esas, 2016/150 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ... hakkında, tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Sanık ... hakkında, kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Sanıklar ... ve ... hakkında, şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca doğrudan 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstekleri
1. Şikâyetçi ... mahkemede dinlenmeden hüküm kurulduğuna,
2. 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre kararı temyiz ettiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü şikâyetçinin ailesi ile birlikte, kız tarafı olarak kına gecesine gittikleri, ertesi gün yapılacak düğüne gelinin annesinin alınmayacağı söylentisi üzerine taraflar arasında anlaşmazlığın husule geldiği, çıkan tartışmada damat sanık ... ile birlikte diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın şikâyetçi ...'u yaraladıkları, bu esnada sanık ...'in şikâyetçi ...'u kastederek hakaret ve tehdit ettiği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde Hukuki Süreç başlığı altında yer alan hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında yer alan paragrafta belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, şikâyetçinin beyanları, tanık O.A'nın aşamalardaki çelişkili beyanları, sanıkların birbiriyle uyumlu savunmaları ve dosya içerisinde mevcut tutanak ve belgeler ile mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, şikâyetçinin soyut iddiasından başkaca sanıkların mahkûmiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden bahisle beraatlerine karar verilen hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, şikâyetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Şikayetçi ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Hükümlerin İncelemesinde;
Ön inceleme bölümünde yer alan (1) numaralı bentte açıklanan nedenle şikâyetçi vekilinin isteminin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek dosyanın incelenmeksizin, oy birliğiyle mahalline İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Tehdit, Hakaret Ve Kasten Yaralama; Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Manyas Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/279 Esas, 2016/150 Karar sayılı kararında şikâyetçi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden şikâyetçi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!