WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/3171 E.  ,  2023/12926 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/672 E., 2019/365 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma

Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden, sanık hakkında hükmolunan doğrudan adli para cezasının türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Bozma üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/385 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/385 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/16149 Esas, 2018/16346 Karar sayılı kararı ile;
"...02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de; Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleşme tarihinin, 5271 sayılı Kanunun 231/8 nci maddesinin yürürlüğe girme tarihi olan 28.06.2014' den önce olması nedeniyle CMK’nın 231.maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında; “daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydının bulunması” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK’nın 231.maddesinin uygulanmaması..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma kararı üzerine ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2018/672 Esas, 2019/365 Karara sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Delillerin yanlış değerlendirildiğine,
2. Mahkûmiyet için yeterli delilin bulunmadığına,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın aralarında boşanma davası bulunan katılana 30.03.2014 tarihinde telefonla "...sana gününü göstereceğim, elimden kurtulamayacaksın... Seni kıtır kıtır keseceğim yaşananların bedelini sana ödeteceğim seni cümle aleme rezil edeceğim..." şeklinde sözler sarf ederek tehdit suçunu işlediği, katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı anlatımları ile bunu doğrulayan tanık A.N. beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçu Yönünden
Ön inceleme bölümünde giriş paragrafında açıklanan nedenle sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Tehdit Suçu Yönünden
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ve devamı maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür.

2. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81 inci maddesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 106 ncı maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde bu cezasının hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine dair karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) numaralı paragrafında açıklanan nedenle ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2018/672 Esas, 2019/365 Karar sayılı kararına sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

Oy birliğiyle, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.