WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/3 E.  ,  2024/2516 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1628 E., 2019/2635 K.
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2018/43 Esas, 2019/75 Karar sayılı kararı ile;
sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre nitelikli tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,

Sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/1628 Esas, 2019/2635 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
1. Sanık ... hakkında verilen beraat kararı ve sanık ... hakkında birden fazla kişi ile yağma suçu yerine suç vasfı değişerek birden fazla kişi ile tehdit suçundan alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğuna,
2. İşçilik alacakları için dava açmış olan katılanın, sanıkları borçtan kurtaracak ibranameyi imzalamasında hiçbir hukuki yararı olmadığı gibi, zorlama ve tehdit olmadan bu ibranameyi imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
3. Hatay İş Mahkemesinin 2018/298 Esas sayılı dava dosyası incelenmeden eksik araştırma ile karar verildiğine, bu dosya incelendiğinde katılana zorla imzalatılan ibranamenin beraat eden sanık ... tarafından dosyaya ibraz edildiğinin görüleceğine, kaldı ki ibranamede sanık ...'nin adının yazılı olduğuna, bu durumda sanık ...'nin azmettirmesi ile diğer sanıkların eylemini icra etmesi nedeniyle birlikte hareket ettiklerinden sanık ...'nin de cezalandırılması gerektiğine,
4. İbraname üzerindeki imza ve yazıların incelemesinin bilirkişi marifetiyle yaptırılması gerektiğine,
5. Sanık ... hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan en üst hadden ceza vermesi gerekirken, alt sınırdan ceza verildiğine, nitekim, sanıkların katılan işçiye yönelik tehditlerinin boyutları nazara alındığında cezanın alt sınırdan tayin edilmesinin, ceza yargılamasının amacı bakımından tatmin edici olmadığına,
İlişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
1.Sanıkların, katılan ile aralarındaki yakın ilişki nedeniyle ameliyat olduğunu bilmeleri nedeniyle medeni bir şekilde katılanı aradıklarına ve hiçbir zorlama veya tehdide başvurmadan katılanın talep ettiği 4.000,00 TL parayı vererek aralarındaki olayı sulh yolu ile nihayete erdirmek üzere hareket ettiklerine, sonrasında katılanın, daha fazla para alabileceğini düşünerek imzaladığı belgenin hukuki geçerliliğini yok etmek üzere ve yaptığı iftiranın neticelerinin nereye varacağının bilincinde olmadan iş bu şikayette bulunduğuna,
2. Tanıklar Ç.D ve B.K'nın anlatımlarında, sanıkların katılanı tehdit ettiğine ilişkin beyanlarının bulunmadığına,
3. Atılı suç kabul edilmemekle birlikte eylemin 5327 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığına,
4. Sanığın atılı suçu gerçekleştirdiğine ilişkin somut hiç bir delil bulunmadığından beraatine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan ...'nın, sanık ...'e ait elma bahçesinde işçi olarak çalışmakta iken; 01.03.2017 tarihinde sağlık problemleri nedeniyle işten ayrıldığı, sanık ...'nin yanında çalışmış olduğu 09.05.2016-01.03.2017 dönemine ait iş hukukundan kaynaklanan işçilik alacaklarını almak amacıyla Adana 5. İş Mahkemesinin 2017/154 Esas sayılı dosyası ile, sanık ...'ye karşı alacak davası açması üzerine sanık ... ile katılan arasında anlaşmazlık oluştuğu,
Sanıkların katılan ile bu davayla ilgili telefonla görüşmeleri üzerine aralarında uzlaşmaya varılamadığı ve katılanın aramalara cevap vermemeye başlaması üzerine, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'nun, olay günü, katılanın oturmakta olduğu adresine gittikleri, katılanın olay tarihinden yaklaşık 20 gün önce geçirdiği beyin ameliyatı nedeniyle yatağında yatıyor olması nedeniyle evin kapısını mağdurun akrabası olan tanık Ç.D.'nin açtığı, sanıklar ... ve ...'ın katılanın konutuna girdikleri,
Sanıkların ibranameyi katılana göstererek; kendisine verecekleri 4.000,00 TL karşılığında bu ibranameyi imzalaması ve Ğazi aleyhine açmış olduğu davadan vazgeçmesi konusunda katılanı ikna etmeye çalıştıkları,
Katılanın, sanıkların hal ve tavırları karşısında endişeye kapılarak, avukatını aramak istemesi üzerine sanıkların, katılanın elinde bulunan cep telefonunu yere fırlattıkları ve katılana ''Buraya kadar geldik, evini bulduk, daha kötüsü olmasın, işin sonu kötüye varır, başka türlü de uğraşırız'' şeklinde sözler söyleyerek tehdit etmek suretiyle ibranameyi imzalattıkları, 4.000,00 TL parayı katılana vererek olay yerinden ayrıldıklarının, kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Suça konu ibraname örneği, dava dosyasında mevcuttur.

3. Tanıklar Ç.D ve B.K.'nin beyanları, dava dosyasında mevcuttur.

4. HTS kayıtları ve buna ilişkin alınan bilirkişi raporu, dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanık ...'nin savunmasında özetle, diğer sanıkların katılanın yanına gideceklerini bildiğini ancak sanıkları kendisinin göndermediğini, beyan ettiği görülmüştür.

6. Sanık ...'ın savunmasında özetle, ameliyat olması nedeniyle katılanı ziyaret ettikleri sırada devam eden işçilik alacağı davasının da çözüme kavuşturulması konusunda anlaştıklarını, kendisine 4.000,00 TL para verdiklerini, katılanın da bunun karşılığında ibranameyi kendi rızasıyla imzalayarak verdiğini, tehdit ya da zorlama olmadığını, atılı suçu kabul etmediğini, beyan ettiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (A) bendinde belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, katılan ve tanıkların beyanları, sanıkların savunmaları, ibraname örneği, bilirkişi raporu ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre,

A. Sanık ... Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ile arasında olay öncesinde anlaşmazlık bulunan katılanın soyut beyanları dışında tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasının aksine, üzerine atılı vasfı değişen birden fazla kişi ile tehdit suçunu işlediğine dair, mahkûmiyetine yeterli, kesin, her türlü şüpheden uzak, somut delil elde edilemediğinden bahisle beraatine karar verilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Yönünden
Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, katılan vekili ile sanık ... müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/1628 Esas, 2019/2635 Karar sayılı kararında katılan vekili ile sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.