WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/2526 E.  ,  2023/12745 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/695 E., 2016/116 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi bozma

Sanık hakkında katılan ... ve şikâyetçi ...'a yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,

Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve şikâyetçiler ..., ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden; 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 2 nci madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasına ilişkin hükümlerin, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince sanığın temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.09.2011 tarihli iddianamesi ile;
1- Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2- Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca üç kez cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3- Sanık hakkında katılan ... ve şikâyetçi ...'a yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. ... (...) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2012 tarihli ve 2011/255 Esas, 2012/81 Karar sayılı kararı ile;
1- Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına,

2- Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca üç kez 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına,

3- Sanık hakkında katılan ... ve şikâyetçi ...'a yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına,
Karar verilmiş, bu karar 04.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

C. ... (...) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/695 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 08.08.2015 tarihinde üst soya karşı kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarını işlediğine ilişkin ... (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/517 Esas 2015/648 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 01.12.2015 tarihinde kesinleştiği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 231 inci on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile;
1- Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

2- Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve şikâyetçi ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca üç kez 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

3- Sanık hakkında katılan ... ve şikâyetçi ...'a yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Silahla tehdit suçundan hüküm kurulurken sanığın iki kez cezalandırılması yerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Üzerine atılı suçları işlemediği, beraatine karar verilmesi gerektiğine,

C. Vesaire,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık ile resmi nikahlı eşi şikâyetçi ... arasında ailevî ve ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan tartışmada sanığın katılan ...’e tokat ve tekmeyle vurduğu, saçından çekerek dövdüğü, kendisine müdahale eden çocukları katılan ... ve şikâyetçi ...’ı da tokat ve tekmeyle dövdüğü, "buradan defolun" dediği, şikâyetçi ...'ün telefonla arayarak haber vermesi üzerine olay yerine sanığın kardeşi katılan ..., onun eşi katılan ... ve tanıklar D.Ç. ve S.Ç.'nin de geldikleri, katılan ...'in sanığa "neden kavga çıkartıyorsun, eşine neden eziyet ediyorsun" demesi üzerine sanığın katılan ...'i saçından tuttuğu ve başına vurduğu, "siz karışmayın, kim oluyorsunuz" diyerek dışarı çıkardığı, ardından eline bıçak alan sanığı gören katılanlar ve şikâyetçilerin dışarıda kaçıştıkları, kaçarken yere düşen katılan ... ve ona yardımcı olmak isteyen şikâyetçi ...’ün boğazına sanığın bıçak dayayarak “sizi keseyim mi, sizi öldürürüm” gibi sözler söylediği, katılanlar ve şikâyetçilerin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları anlaşılmıştır.

2. Katılanlar ve şikâyetçilerin aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanlarda bulundukları görülmüştür.

3. Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.

4. Değerlendirme dışı katılan ... ve tanıklar D. Ç. ve S.Ç.'nin katılanlar ve şikâyetçilerin beyanlarını doğrulayan beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Katılanlar ve şikâyetçilerin yaralanmalarına ilişkin kesin adli muayene raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Katılanlar ve şikâyetçilerin aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanları, değerlendirme dışı katılan ... ve tanıklar D. Ç. ve S.Ç.'nin katılanlar ve şikâyetçilerin beyanlarını doğrulayan beyanları ve kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar karşısında, sanığın silahla tehdit eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde; sanığın elindeki bıçağı gören katılan ...'in kaçarken yere düştüğü, şikâyetçi ...’ün katılan ...'e yardımcı olmaya çalıştığı sırada sanığın şikâyetçi ... ve katılan ...'in boğazlarına ayrı ayrı bıçak dayayarak “sizi keseyim mi, sizi öldürürüm” gibi sözler söylediğinin anlaşılması karşısında; o yer Cumhuriyet savcısının zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince sanığın temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... (...) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/695 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararında sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.