WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/2339 E.  ,  2024/3769 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1590 E., 2022/1215 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık ve müdafinin yüzüne karşı verilen hükme yönelik 15 (on beş) günlük temyiz süresinin son gününün resmi tatile (Ramazan bayramı) denk gelmesi nedeniyle, 05.05.2022 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2019 tarih ve 2019/14033 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2019/129 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2021/1590 Esas, 2022/1215 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek, duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükümünün kaldırılmasına ve sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2.Sanığın olay esnasında cebir veya tehdit uyguladığına dair mağdur beyanından başkaca somut delil bulunmadığına,
3.Mağdurun çelişkili beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde gündüz vakti saat 15.00 sıralarında sanığın daha önceden tanımadığı mağdurun yanına gelerek cep telefonunu "Bir yeri aramam lazım, ihtiyacım var." demek suretiyle konuşmak için istediği, mağdurun cep telefonunu sanığa verdiği, sanığın görüşme yaptıktan sonra cep telefonunu mağdura iade ettiği, aradan 10 (on) dakika kadar geçtikten sonra tekrar mağdurun yanına gelerek "Aradığım şahıs henüz gelmedi, bir daha arayabilir miyim" diyerek mağdurdan telefonunu tekrar aldığı, sanığın arama yaptıktan sonra telefonu geri vermediği, bu esnada yanlarına bir aracın yaklaştığı, sanığın mağdura "Beklediğim kişiler bunlar, bunlar sağlam ayak değiller, ben seni yiğenim olarak tanıtacağım." dediği, cep telefonu sanıkta olduğu için gelen araca sanık binince mağdurun da bindiği, aracı diğer temyiz dışı sanık ...'ın kullandığı, araç ile bir süre dolaştıktan sonra sanık ... ve mağdurun araçtan birlikte indikleri, bir süre sonra anılan aracın yeniden geldiği ve sanığın mağdura ait telefonu iade etmeyerek araca binerek olay yerinden ayrıldığı ve mağdura ait cep telefonunu iade etmediği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2.Mağdurun aşamalarda özünde tutarlı beyanlarda bulunduğu, sanıktan korkması sebebiyle soruşturma aşamasında alınan ilk beyanlarını değiştirdiği görülmüştür.

3.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.

4.Tanık M.A.S.'nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5.Mağdurun sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiğine ilişkin 06.09.2018 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağı dava dosyasında mevcut olup, mağdurun ayrıca kovuşturma aşamasında sanık ile yapılan yüzleştirmesinde sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır.

6.Suça konu cep telefonuna takılı bulunan mağdura ait hatta ilişkin iletişimin tespiti kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, sanık ...'in mağdurdan cep telefonunu konuşup iade etmek üzere istediği mağdurdan aldığı olumsuz yanıt üzerine sanığın mağduru bıçakla öldürmekle tehdit etmesi üzerine mağdurun cep telefonunu sanığa verdiği, akabinde yanlarına diğer temyiz dışı sanık sanık ...'ın aracıyla geldiği ve sanık ...'in araca elinde mağdura ait telefon olduğu halde bindiği, zor durumda kalan mağdurun da araca binmek zorunda kaldığı, bu arada sanık ...'in sürekli elini beline götürdüğü ve bıçak çektiği, sanıkların bir müddet gezindikten sonra mağduru araçtan indirdikleri, sanıkların birlikte bıçak çekmek suretiyle tehdit ederek mağdurun cep telefonunu yağmalamış oldukları sübut bulmakla, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.

C. Dairemizin Kabulü
Olay tarihinde gündüz vakti saat 15.56 sıralarında sanığın mağdurun yanına gelerek mağdurdan konuşmak amacıyla cep telefonunu istediği, mağdurun kendisini tanımadığı için telefonunu vermek istememesi üzerine sanığın belinden ele geçirilemeyen bıçağı çıkardığı ve mağdura "Eğer telefonunu bana vermezsen seni keserim." demek suretiyle tehdit etmesi üzerine korkan mağdurun cep telefonunu sanığa verdiği, olay öncesinde sanığı bekleyen temyiz dışı sanık ...'ın araçla yanlarına geldiği ve sanığın söz konusu araca bindiği ve birlikte hızla uzaklaştıkları anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca sanığın temyiz dışı sanık ... ile birlikte iştirak iradesi içinde mağdura silah sayılan bıçak doğrultarak ölümle tehdit etmek suretiyle mağdurun cep telefonunu zorla alması şeklindeki eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu ve bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Olay tarihinde 16 yaşında olan mağdurun soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu ilk beyanlarına itibar edilmesi gerekmekte olup, yargılama esnasında sanıktan korkan mağdurun yönlendirme ile ilk beyanlarını değiştirmiş olduğundan bu beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, sanığın tevili ikrar içeren savunmaları, tanık beyanları, yüzleştime işlemi ve teşhis tutanağı içerikleri ile iletişimin tespiti kayıtları karşısında, sanığın eylemi ... olduğu belirlendiğinden, sanık müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından, usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2021/1590 Esas, 2022/1215 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK'nın 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.