WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/2276 E.  ,  2023/12298 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1478 E., 2022/1012 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz Talebinin Esastan Reddi- Onama

A. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden, İlk Derece Mahkemesi kararına konu tehdit eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırı, ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, katılan kurum vekilinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2018 tarih 2018/3126 nolu iddianamesi ile sanık hakkında hakaret suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2021 tarih ve 2020/41 Esas, 2021/1263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi ve 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/1478 Esas, 2022/1012 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun duruşmalı yapılan incelemesi neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... Vekili ve Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın cezalandırılması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın suç tarihinde katılanlara hitaben ''A....a kodumun şerefsizi. Şunlara bak gidiyorlar yine analı kızlı. Kızı da anası gibi piçin doğurduğu, o....lar. '' şeklinde hakarette bulunduğu iddia edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, sanığın hakaret suöunu işlediği kabul edilerek hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgileri gösterilen mahkûmiyet kararı verildiği belirlenmiştir.

2. Katılanların aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu görülmüştür.

3. Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemiş, aralarında husumet bulunduğundan katılanların kendisine iftira attığını ifade etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstinaf mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu sanığın yüklenen hakaret suçunu işlediğine dair cezalandırmaya yetecek derecede ve inandırıcı delil elde edilemediği kabul edilerek ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen beraat kararının verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Her ne kadar katılanlar suç tarihinde sanığın kendilerine hakaret ettiğini iddia etmiş iseler de; katılanların soruşturma ve kovuşturma beyanlarının birbiriyle çelişmiş olması, dosyada iddiayı destekleyecek tanık beyanı ve benzeri başkaca bir delil bulunmamış olması ve aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen sanık savunması karşısında sanığın atılı suçları işlediğine dair şüphe oluşmuştur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından istinaf mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
1. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekili ve katılan kurum vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,

2. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/1478 Esas, 2022/1012 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve katılan kurum vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.