WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/20923 E.  ,  2024/3145 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/308 E., 2020/690 K.
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, tehdit ve hükümlünün kaçması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama, düşme
İTİRAZA KONU KARAR : Düzelterek onama

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2021/25074 Esas, 2022/3380 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2023 tarihli ve KD-2023/121940 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik;
Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik tebliğnamede görüş bulunmasına rağmen sanığın temyiz istemi incelenmeden yalnızca katılan ... vekilinin temyiz istemi incelenerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, kararın kaldırılarak incelemenin sanık ... Akıncı'nın temyiz talebine yönelik olarak yapılarak yeniden düzelterek onama kararı verilmesine ilişkindir.

B.Sanık ... Hakkında Tehdit ve Hükümlünün Kaçması Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik;
Sanığın 17.12.2020 tarihinde tefhim edilen hükmü, 20.12.2020 tarihinde verdiği dilekçe ile temyiz ettiği fakat bu dilekçe Uyap ya da dosya içerisine eklenmeden temyiz incelemesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, sonradan ortaya çıkan ve süresinde verildiği anlaşılan temyiz dilekçesi nedeniyle görüş bildirilerek;

"Sanık ... hakkında tehdit ve hükümlü veya tukukluların ayaklanması suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz istemleri incelenerek;
Sanığın eylemlerine uyan suçlar için 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, suç tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek; hükümlerin BOZULMASI, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİ,"
Talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik;
Sanığın 24.02.2021 günü tebliğ edilen kararı, 01.03.2021 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

B.Sanık ... Hakkında Tehdit ve Hükümlünün Kaçması Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik;
Sanığın 17.12.2020 tarihinde tefhim edilen hükmü 20.12.2022 tarihinde temyiz ettiği ve bu dilekçenin dosya içeriğine sonradan eklenmesi karşında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2021/25074 Esas, 2022/3380 Karar sayılı bozma ilâmının kamu malına zarar verme suçundan verilen hükmün sanıklar ... ve ... Yönünden KALDIRILMASINA,
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2021/25074 Esas, 2022/3380 Karar sayılı kararının kesinlşemesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilip kesinleşmesinin kaldırıldığı tarih aralığında zamanaşımı süresinin durduğu, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenmekle gereği düşünüldü:

4- Katılan vekilinin ve sanıklar ... ile ...'in, haklarında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelen temyiz taleplerinin incelemesinde;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında sanığın mahkumiyetine karar verilen bölümden hemen sonra gelmek üzere “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. madde ve fıkrası uyarınca 3.400 TL maktu vekâlet ücretinin katılan kuruma ödenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

5-Sanık ... hakkında tehdit ve hükümlü ve tutuklunun ayaklanması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-birinci cümle maddesine uyan tehdit suçunun ve 296/1. maddesine uyan hükümlü ve tutuklunun ayaklanması suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırlarına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının sanık hakkında suçun işlendiği 27.07.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

06.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.