WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/20786 E.  ,  2024/2987 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/18 E., 2022/113 K.
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2006 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi , 63 üncü maddesi ve 6136 sayılı yasanın 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2007 tarihli ve 2006/299 E., 2007/44 K. sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendi, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci fıkrası, 51 inci maddesi, 53 üncü madesinin birinci ve ikinci fıkrası , 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, hak yoksunluluklarına, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürelerim cezasından mahsubuna karar verilmiştir.

3. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2007 tarihli ve 2006/299 E., 2007/44 K. sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.02.2013 tarihli 2010/4424 E., 2013/3308 K. Sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 231 maddesinin beşinci- ondördüncü fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma sonrası Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2013 tarihli 2013/27 E., 2013/174 K. sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendi, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci fıkrası, 53 üncü madesinin birinci ve ikinci fıkrası , 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası, altıncı fıkrasının (a), (b), (c) bendi, 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hak yoksunluluklarına, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürelerim cezasından mahsubuna karar verilmiştir.

5. Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli 2022/18 E., 2022/113 K. Sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine hüküm açıklanarak sanığın Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendi, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci fıkrası, 53 üncü madesinin birinci ve ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası, altıncı fıkrasının (a), (b), (c) bendi, 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hak yoksunluluklarına, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürelerim cezasından mahsubuna karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren 30.11.2023 tarihli ve 2023/119221 sayılı tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle
1.Davanın zamanaşımına uğramış olup düşme kararı verilmesi yerine sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğuna,
2. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine,
3. Her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin delil olmaksızın, varsayımsal bir değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğine,adil yargılanma hakkı ihlal edilerek beraat ya da düşme kararı verilmesi gerekirken sanığın cezalandıırlmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna,
4. Resen nazara alınacak hususlara,
5.Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde 21.30 sıralarında gece vakti köprüde yürümekte olan mağdura bıçağı çekerek ve mağdurun karnına dayayarak 20,00 TL para istediği, mağdurun parasının olmadığını beyan etmesi üzerine inanmayarak üzerini aradığı, pantolonunu ve gömleğini yokladığı, "üç kağıtçı neden yalan söylüyorsun" diyerek cebindeki parayı tuttuğu, bu esnada mağdurun olay yerinden kaçtığının kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın aşamalardaki savunması dosyada mevcuttur.

3. Mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları dosyada mevcuttur.

4. Tanıkların beyanları dosyada mevcuttur.

5. Sanığın yakalandığı 05.07.2006 tarihli olay tutanağı dosyada mevcuttur.

6. Teşhis tutanağı dosyada mevcuttur.

7. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesinin olay tarihinde güneş doğuş ve batış saatini bildirir raporu dosyada mevcuttur.

8. Sanığın adli sicil kaydı dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bendine uyan nitelikli tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre; aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Dava zamanaşımını kesen en son usuli işlemin 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma öncesi verilen 09.02.2007 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın kesinleştiği 13.06.2013 tarih ile denetim süresi içinde ikinci suçu işlediği 25.04.2016 tarihi arasında geçen süre içerisinde dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak 09.02.2007 tarihinden karar tarihi olan 17.03.2022 tarihi arasında olağan dava zamanaşımının , suç tarihi itibariyle de öngörülen 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmemiş olduğu anlaşılmıştır.

Olay ve Olgular başlığı altında belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, mağdurun aşamalardaki beyanı, sanığın savunması, tanıkların beyanı, olay tutanağı, teşhis tutanağı ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/18 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.03.2024 tarihinde karar verildi.