6. Ceza Dairesi 2023/2037 E. , 2023/11368 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/183 E., 2021/770 K.
KATILANLAR : ..., ...
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/18840 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
B. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2012/1013 Esas, 2013/911 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, 16.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
C. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmişir.
D. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/17625 Esas, 2020/1320 Karar sayılı kararı ile;
"1.Olay günü sanık ile mağdurlar arasında çıkan tartışmada, mağdurların sanığın evine giderek sanığın evine doğru taş attıkları, atılan taşların sanığa ait aracın kaportasına zarar vermesi üzerine sanığında evinde bulunan ruhsatlı av tüfeği ile havaya doğru iki defa ateş ettiği olayda, TCK'nin 106/2-a maddesindeki silahla tehdit ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturacağı gözetilerek, TCK'nin 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkumiyetine kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve yasal olmayan hukuki nitelendirme ile TCK'nin 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Sanığın savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak bu husus nedeniyle sanık yararına 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,"
Nedeniyle bozulmasına ve kazanılmış hakkın korunmasına karar verilmiştir.
E. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/8132 esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
F. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/279 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararıyla, dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan 2020/183 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
G. ... 1. Çocuk Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ve 2021/285 Esas, 2022/485 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 62 maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Hükmü temyiz etme iradesi,
2. Vesaire,
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanların sanık ...'nın evine gidip, katılan ...'ın taş atarak arabasına zarar vermeleri üzerine, sanık evde bulunan tüfeği eline alarak, sanığın evin önünde havaya 2 el ateş ettiği anlaşılmıştır.
2. Kolluk tarafından düzenlenen, olayda kullanılan av tüfeğinin namlu içerisinde barut kalıntılarının bulunduğu ve barut kokusunun olduğunun belirtildiği, 05.05.2012 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanığın aşamalarda suçu ikrar ettiği görülmüştür.
4. Kolluk tarafından düzenlenen 05.05.2012 tarihli olay yeri tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan ihbara konu hükmün, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme suçu olduğu, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ''etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile'' ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı 151 inci maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile değişik CMK'nın 254 üncü maddesi uyarınca aynı kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2020/183 Esas, 2021/770 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!