WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/2019 E.  ,  2023/10614 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 36. maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek;
“Direnme kararları, kararına direnden daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderir”... şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;

... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.10.2019 tarihli ve 2017/158 Esas, 2019/555 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 29.11.2021 tarihli ve 2021/11365 Esas, 2021/18421 Karar sayılı ilâmı ile,
"1-Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ...’in taşınmaz satımından dolayı katılandan alacaklı olduğu ve bir süredir bu alacağını tahsil edemediği, alacakla ilgisi bulunmayan, katılana karşı yağmaya teşebbüsten cezaları onanan ..., ... ..., ... ve ... ...’nun, sanık ...’in azmettirmesi üzerine katılan ...’ı da yanlarına alarak katılana ait iş yerine gittikleri, sanık ...’e olan borcunu ödemesini sağlamak için onu tehdit ettikleri ve ayrıldıkları, 14/04/2008 günü ...’ın, katılana ait işyerinde katılana zorla senet imzalatmaya çalıştığı, bu sırada ihbar üzerine olay yerine gelen polisler tarafından yakalandığı, sanık ...’in bu suça azmettiren sıfatıyla iştirak ettiği bu nedenle sanık ...’in eyleminin TCK 38. maddesi delaletiyle 149/1-c-d ve 35/2. maddelerine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 150/1 delaletiyli 106/2-c maddesi gereğince hüküm kurulması,
2-Sanık ...’in, katılan ... hakkında dolandırıcılık suçundan yaptığı şikayet dosyasının akıbeti araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında TCK 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yerel mahkeme tarafından, "...mahkememizin sanık ... Şerafetin Sönmezler hakkındaki 15/10/2019 tarih 2017/158 Esas 2019/555 karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından...
" gerekçesi ile bozma ilamına direnilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, Dairemizin 29.11.2021 tarih ve 2021/11365 Esas, 2021/18421 Karar sayılı bozma kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle, Dairemizin anılan kararına karşı ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/32 Esas, 2022/192 Karar sayılı direnme kararının REDDİ ile anılan direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 10.05.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Dosya münderecatı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dairemizin 2014/13246 Esas ve 2017/763 Karar numaralı ilâmında temyiz dışı sanıklar ..., ... ... ve ... ... hakkında katılan ...’a yönelik eylemleri nedeniyle ilk derece mahkemesince tesis edilen yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine dair hükmün onanmasına karar verildiği,
Sanık ... hakkındaki yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyete ilişkin yapılan temyiz incelemesinde ise; “... sanık ile katılan ... arasında Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozulan dava dosyasının akıbeti ile alım satıma konu gayrimenkulün satış tarihindeki gerçek değeri gereğinde re’sen araştırılıp saptandıktan sonra, sonucuna göre sanık ...’in hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yetinilip yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre ise dosyaya yansıyan iddia, savunma, delillere göre sanık ... hakkında TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanma koşullarının karar yerinde tartışmasız bırakılması” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği,
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/158 Esas, 2019/555 Karar sayılı ilâmı ile sanığın TCK'nın 150. maddesi yollamasıyla 106/2-c, 62, 53 maddeleri gereğince 2 YIL 6 AY hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2021/11365 Esas ve 2021/18421 Karar numaralı ilâmı ile "...
"1-Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ...’in taşınmaz satımından dolayı katılandan alacaklı olduğu ve bir süredir bu alacağını tahsil edemediği, alacakla ilgisi bulunmayan, katılana karşı yağmaya teşebbüsten cezaları onanan ..., ... ..., ... ve ... ...’nun, sanık ...’in azmettirmesi üzerine katılan ...’ı da yanlarına alarak katılana ait iş yerine gittikleri, sanık ...’e olan borcunu ödemesini sağlamak için onu tehdit ettikleri ve ayrıldıkları, 14/04/2008 günü ...’ın, katılana ait işyerinde katılana zorla senet imzalatmaya çalıştığı, bu sırada ihbar üzerine olay yerine gelen polisler tarafından yakalandığı, sanık ...’in bu suça azmettiren sıfatıyla iştirak ettiği bu nedenle sanık ...’in eyleminin TCK 38. maddesi delaletiyle 149/1-c-d ve 35/2. maddelerine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 150/1 delaletiyli 106/2-c maddesi gereğince hüküm kurulması,
2-Sanık ...’in, katılan ... hakkında dolandırıcılık suçundan yaptığı şikayet dosyasının akıbeti araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında TCK 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi," gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verildiği,
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/32 Esas, 2022/192 Karar sayılı ilâmı ile direnme kararı verilerek sanığın TCK'nın 150. maddesi yollamasıyla 106/2-a, 62, 53 maddeleri gereğince 2 YIL 6 AY hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
... 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sırasında katılanla sanık arasındaki alım satıma konu gayrimenkulün satış tarihindeki değerinin 94.715,24 TL olduğunun tespit edildiği, sanık tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının 1. Hukuk Dairesinin bozma ilâmı doğrultusunda kabulüne karar verildiği ve yerel mahkemenin direnme kararı öncesindeki yargılaması sırasında dosyanın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onandığı ve taşınmazın sanık adına tescilinin sağlandığının anlaşılması karşısında, sanığın savunmasında taşınmazı katılana 100.000,00 TL'ye sattığını beyan etmesi, katılandan tahsil edilmeye çalışılan tutarın 100.000,00 TL olması da nazara alındığında sanığın eyleminin TCK’nın 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, hukuki alacağın söz konusu olması halinde sanığın azmettiren veya müşterek fail olarak suça katılması durumunda suç vasfı yönünden sanık hakkında farklı bir nitelendirmenin yapılamayacağı, TCK’nın 40/1. maddesindeki "Bağlılık kuralı" veya “Failliğin şerikliğe önceliği” prensibinin bu şekilde yorumlanamayacağı, nitekim dairemizin yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, önceki bozma ilâmımızda tereddüt söz konusu olmadığından azmettirmesi nedeniyle sanığın eyleminin de yağma suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunun hiç irdelenmediği, bu anlamda tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin direnme kararı yerinde olduğundan temyiz incelemesinin
Dairemizce yapılması gerektiği, bununla birlikte TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddesindeki 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin karardan sonra dolduğu anlaşıldığından, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.