6. Ceza Dairesi 2023/20143 E. , 2024/2281 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/368 E., 2021/423 K.
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.12.2014 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2014/576 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın savunmalarının aksini gösterir ve atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
C. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2014/576 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2018/116 Esas, 2020/4397 Karar sayılı kararı ile;
"Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın 31/03/2014 tarihli ve 2014/55 sayılı soruşturma raporunun içeriğinde, suç tarihinde kamuya ait hastanede uzman doktor olarak görev yapan katılan ...’nın bazı hastalar adına sahte raporlar düzenlemek suretiyle alınan reçetelere dayanarak eczanelerden ilaç alınmış gibi haksız menfaat sağlama eylemlerine iştirak ettiği iddiası ile soruşturma geçirdiği, bu soruşturma sonucunda hakkında ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına idare tarafından suç ihbarında bulunulduğu; sahte raporlardan birinde adı geçen ve hakkında müdahil doktor tarafından rapor düzenlenen tanık ...’nın durumu idareye ihbar ettiği, idari soruşturmanın bu ihbar üzerine başlatıldığı, iddiaya göre, 11/06/2012 gününde tanık ...’in arkadaşı sanık ... ve hastane kantininde çalışan hemşehrisi tanık ... ile birlikte katılan doktorun çalıştığı hastane gittikleri, burada sanık ...’ın katılana rapor sahteciliği yaptığını söyleyip, hakaret edip, “Parayı vermezsen seni yaşatmam” şeklinde tehdit içeren sözler de sarfederek kendisinden 50.000 Türk Lirası para talep ettiği ; adı geçen sanığın 18/06/2012 tarihinde katılanın çalıştığı hastaneye gelerek aynı şekilde tehditte bulunduğu olayda; sanığın, 11/06/2012 ve 18/06/2012 tarihlerinde katılanın yanına geldiği ve odasında görüşme yaptığının mevcut deliller ile sabit olduğu, bu görüşmeler sırasında katılanın görevini kötüye kullandığını belirtip, tehdit ederek karşılığında durumu ortaya çıkartmamak için para talep ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın sübut bulan eylemlerinin yağmaya teşebbüs ve hakaret suçlarını oluşturduğu ve anılan suçlardan mahkumiyet kararları verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile sanık hakkında beraat hükmü kurulması," nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
D. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/409 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/409 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.05.2023 tarihli ve 2022/2562 Esas, 2023/10810 Karar sayılı kararı ile;
"Sanığın 11.06.2012 ve 18.06.2012 tarihlerinde mağdura yönelik gerçekleştirdiği tehditle para isteme eylemlerinin suç kastı ve mağdurdan talep ettiği para itibariyle tek nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, anılan suçtan iki kez mahkûmiyet hükmü kurulması"
nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
F. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/368 Esas, 2023/423 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın cezalandırılmasını gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, eylem kabul edilse dahi şantaj suçunu oluşturacağına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Tanık A. Ç.’nin adına sahte rapor düzenlemek suretiyle eczanelerden ilaç alınmış gibi haksız menfaat sağladığını iddia ederek ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ... Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan mağdur ... ile ilgili idareye ihbarda bulunduğu, 11.06.2012 tarihinde tanık A.Ç.’nin arkadaşı sanık ...'in mağdurun hastanedeki çalışma odasına gelerek 50.000,00 TL para istediği, ''parayı vermezsen sen bilirsin, seni yaşatmam" diyerek tehdit ettiği, yine sanığın 18.06.2012 tarihinde mağdurun hastanedeki çalışma odasına gelerek tehdit edip para istediği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Mağdurun bazı hastalar adına sahte raporlar düzenlemek suretiyle alınan reçetelere dayanarak eczanelerden ilaç alınmış gibi haksız menfaat sağlama eylemlerine iştirak ettiği iddiası ile yapılan soruşturmada mağdur hakkında herhangi bir işlem yapılmaması kanaatine varıldığını bildiren ... İlçe Sağlık Müdürü tarafından düzenlenen 14.08.2012 tarihli inceleme raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları, kolluk tutanakları, olay yeri inceleme raporu ve ... İlçe Sağlık Müdürü tarafından düzenlenen 14.08.2012 tarihli inceleme raporu ile anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/368 Esas, 2023/423 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!