6. Ceza Dairesi 2023/18814 E. , 2024/5638 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/656 E., 2023/2117 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2023/656 Esas, 2023/2117 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.05.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosya kapsamından ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2018 tarihli, 2019/35 Esas, 2019/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1. maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/252 Esas, 2020/152 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı üzerine ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2020/454 Esas, 2020/555 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1.1 maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı,
Sanığın istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/2140 Karar sayılı kararı ile ilk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği,
Sanığın denetim süresi içinde suç işlemesi üzerine dosya yeniden ele alınarak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21.06.2023 tarihli ve 2023/656 Esas, 2023/2117 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1.1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık bu kararın temyizi kabil olup olmadığı noktasındadır.
Heyetimizin çoğunluğunun görüşüne göre, söz konusu karar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b bendi kapsamında kaldığından temyizi kabil değildir. 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi gereğince genel kural bölge adliye mahkeme kararlarının temyize tabi olmasıdır. Temyize tabi olmayan kararlar ise tek tek sayılmış ve genel kurala sınırlama getirilmiştir. Bu istisnalardan biri olan 286/2-b bendinde ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve bunun açıklanmasından bahis edilmemekte, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl ve daha az hapis cezalarını arttırmayan ve doğrudan 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi uyarınca verilen bölge adliye mahkemeleri kararlarından bahis edilmektedir. Söz konusu fıkrada ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl ve daha az hapis cezalarını arttırmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması şeklinde İKİ KARAR VERİLEBİLECEĞİNE dair bir tanım bulunmamaktadır. Bu nedenle fıkra bölge adliye mahkemelerinin verdikleri hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını ve bunun açıklanmasını kapsamamaktadır. Kapsadığına dair fıkra metninde bir tabir yoktur. Fıkranın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını kapsadığını kabul ettiğimiz takdirde istisnalar kıyasla genişletilmiş olacaktır. Ceza Usul Hukukunun genel bir prensibi de kanunla ortaya konulan bir usul kuralının istisnaları da kanunda açıkça sayılmalıdır. Kanunda açıkça sayılmayan yeni bir istisna kuralın kıyasla kabul edilerek uygulanması bu prensibe aykırı olacaktır. Doktrinde bu prensip istisnai veya sınırlayıcı normlarda kıyasın caiz olmaması prensibi olarak tanımlanmıştır.
Bölge adliye mahkemesinin ilk kararı ile ilk derece mahkemesinin ilk kararı, bölge adliye mahkemesinin ikinci olarak verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile de ilk derece mahkemesinin ikinci kararı hükmünü yitirmiştir. Artık ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve bunun açıklanmasına ilişkin karar söz konusudur. Bu nedenle Kararın temyizi kabil olmadığı kabul edildiği takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilemeyeceği ve açıklanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının isabetli olup olmadığı denetlenmemiş olacaktır.
Açıklanan nedenlerle söz konusu kararın temyizi kabil bir karar olduğu ve temyiz edildiğinden dairemizce esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile karara muhalif kalmış bulunmaktayız.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!