WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/18453 E.  ,  2024/4252 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

Tehdit suçundan sanık ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Çanakkale 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.03.2011 tarihli ve 2010/79 Esas, 2011/308 sayılı kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.07.2015 tarihli ve 2013/24130 Esas, 2015/32689 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 üncü maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu karardaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle uyarlama kararı verilmesi ve infazın durdurulması talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına, uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere dosyanın Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaşma Bürosuna gönderilmesine ilişkin Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2017 tarihli ve 2010/23 Esas, 2011/35 sayılı ek kararını takiben, müştekiye ulaşılamadığından bahisle uzlaştırmanın sağlanamadığına dair bila tarih uzlaştırma raporu sonrasında, infazın aynen devamına dair Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli ve 2010/23 Esas, 2011/35 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve 2017/625 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 18.07.2023 gün ve 94660652-105-17-4058-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.09.2023 gün ve 2023/86839 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253/4 üncü maddesinde, uzlaştırma bürosu tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaştırma teklifinde bulunacağı, uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceğinin düzenlendiği ve şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin, kendisine uzlaştırma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağının belirtildiği, bu halde uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabileceği, uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisinin de bulunmadığı ve uzlaştırmanın da yargı işlemi niteliğinde olması karşısında, anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligatın, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligat olduğu ve normal posta yoluyla bu işlemin gerçekleştirilemeyeceği, bu kapsamda açıklamalı tebligat ya da istinabe işleminin ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebileceği,

Dosya kapsamına göre, bila tarih uzlaştırma raporunun incelenmesinde, müşteki Seyfun Koçak'a çıkartılan uzlaştırma teklif formunun doğrudan iadeli taahhütlü mektup ile yapılmaya çalışıldığı, uzlaştırma teklif formunun iade dönmesi üzerine şikâyetçiye ulaşılamadığının belirtilmesi üzerine, Mahkemesince taraflar arasında uzlaştırmanın sağlamaması nedeni ile infazın aynen devamına karar verilmiş ise de, uzlaştırma teklifinde bulunulacak katılana Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 29. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen çağrı, telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle ulaşılmaya çalışılmadan, ulaşılamaması halinde ise uzlaştırma bürosu aracılığıyla usulüne uygun bir uzlaştırma teklifi yapılmasını sağlamak üzere uzlaştırmacı tarafından, uzlaştırma bürosuna teklif formları tevdi edilmeden, nihayetinde usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmeden uzlaştırmanın sağlanamadığı gerekçesiyle düzenlenen rapora istinaden yazılı şekilde karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve 2017/625 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.