6. Ceza Dairesi 2023/18446 E. , 2024/4255 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2. cümle ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/122 esas, 2018/171 sayılı kararının 13.11.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 29.10.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2. cümle ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2022 tarihli ve 2022/64 esas, 2022/232 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 17.07.2023 gün ve 94660652-105-06-3724-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.09.2023 gün ve 2023/86757 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1-Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/15440 esas, 2021/19053 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde yer alan, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5-d maddesinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d maddede yer alan "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi nedeniyle, anılan iptal kararının yayım tarihinden sonra verilen kararlarda basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu ve Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine 25.01.2022 tarihli tensip tutanağı ile duruşmaya yeniden başlanarak 18.04.2022 tarihinde karar verildiği nazara alındığında, karar tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin belirtilen iptal kararı yayımlanmış olup sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2022 tarihli ve 2022/64 esas, 2022/232 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!