WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/1779 E.  ,  2023/10846 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Birden Fazla Kişi ile Birlikte Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeniden kurulan beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2017 tarihli ve 2017/2335 Soruşturma Numaralı iddianamesi ile sanık hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2017/410 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan, 5237 sayılı sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29, 62, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/1878 Esas, 2021/3158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak, 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 4-2022/51348 sayılı tebliğnamesi ile hükmün 5271 sayılı Kanunun 286/2. maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğundan bahisle 5271 sayılı Kanunun 298 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönünde görüş belirtilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılığına
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar ... ile temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ...'ın olay yerinden kaçan katılan ...'nın peşine düşerek otogara gittikleri ve otobüs içine sığınan ...'yı polis ekiplerince düzenlenen 22.05.2017 tarihli olay yakalama rızaen teslim tutanağından da anlaşıldığı üzere otobüsten dışarıya çıkarmak için uğraştıkları ve otobüsü yumrukladıkları, onu öldüreceklerinden bahisle el kol hareketleri ile tehditte bulundukları maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Katılan aşamalarda istikrarlı ve birbiriyle çelişmeyen beyanlarda bulunmuştur.

3. Sanık inkar içeren savunmalarda bulunmuştur.

4. Kolluğa ait 22.05.2017 tarihli tarihli olay yakalama rızaen teslim tutanağı dosya arasındadır.

5. Tanıklar H.U., E.A., A.D. ve M.T. beyanlarında sanığın tehdidine ilişkin anlatım bulunmamaktadır.

6. Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosya arasındadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde kolluk tarafından tutulan olay tutanağında katılan sanıklar ..., ... ve ... ...'nın otobüsü yumruklayarak otobüs içerisinde bulunan katılan sanık ...'ya karşı hakaret ve tehdit sözlerini söylediklerinin belirtilmesi, tutanak tanıklarının olay yerine sonradan gelen sanık ...'ın tehdit sözü söylediğine ilişkin beyanlarının bulunmaması bu itibarla sanık ...'ın katılan sanık ...'ya yönelik tehdit suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeyerek sanık hakkındaki mahkumiyet kararı kaldırılarak 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Sanık hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi kapsamında temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmakla, tehdit suçu yönünden tebliğnamede yer alan red istemli görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Yönünden
Dosya kapsamı incelendiğinde katılanın iddiasını destekleyecek görgü tanığı ve yahut sanık aleyhine her hangi bir delil mevcut değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."

Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından Bölge Adliye mahkemesince 5271 sayılı Yasa'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/1878 Esas, 2021/3158 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.