6. Ceza Dairesi 2023/17124 E. , 2023/12494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/294 E. 2019/325 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî Onama
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 43/56 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği anlaşılmakla; katılan vekilinin temyiz dilekçesinde yer alan "sanık ...'ın eyleminin yaralama suçu yerine adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu" şeklindeki suç vasfına yönelik aleyhe temyiz istemi gözetilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2015 tarihli iddianamesi ile;
1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2017 tarihli ve 2016/11 Esas, 2017/137 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın katılana karşı yağma kastıyla hareket etmediği ve bu haliyle yüklenen suç açısından kastının bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
C. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2021/24457 Esas, 2023/10544 Karar sayılı kararı ile;
"Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 43/56 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname’de, katılan vekilinin temyiz dilekçesinde yer alan "sanık ...'ın eyleminin yaralama suçu yerine adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu" şeklindeki suç vasfına yönelik temyiz istemi ile ilgili herhangi bir görüş bildirilmediğinin anlaşılması karşısında, katılan vekilinin kasten yaralama suçundan temyiz istemine ilişkin ek Tebliğname düzenlenmesi için dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,"
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Yağma ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarının unsurlarının oluştuğu,
2. Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinden önce, sanık ... ile katılan ... arasında, sanık ...'in tarlasına giden su borularının kesilmesi nedeniyle husumet bulunduğu, olay tarihinde katılan ...'ın, kayınpederine ait olup katılan ... tarafından işletilen ve sanık ...'in bahçeli evine komşu olan tarlasına, 46 ... plaka numaralı 1993 model kırmızı motosiklet ile geldiği, burada sanık ... ile katılan ... arasında nedeni ve ilk olarak kim tarafından başlatıldığı tam olarak tespit edilemeyen bir şekilde bir tartışmanın başladığı, tartışmanın fiziki kavgaya dönüştüğü, kavga neticesinde hem sanık ... hem de katılan ...'ın kesici alet ile yaralandıkları, akabinde katılan ...'ın olay yerinden motosikleti ile ayrılmak istediği, ancak sanık ...'in katılan ...'ın elinden motosiklet anahtarını aldığı, sanık ... tarafından, motosikletin yerinden oynatılmadığı, katılanın beyanlarının aksine 19.11.2015 tarihli kolluk tutanağından da anlaşılacağı üzere, motosiklete fiziken bir zarar da verilmediği, motosikletin sanık ... tarafından kullanılmadığının sabit olduğu, sanık ...'in söz konusu motosikletin anahtarını kolluğa bizzat teslim ettiği, sanık ...'in katılan ...'a karşı yağma kastıyla hareket etmediği ve bu haliyle yüklenen yağma suçu açısından kastının bulunmadığı, olay yerinde sanıklar Süleyman ve ...'ın bulunduklarına dair kesin bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuştur.
3. Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında, söz konusu motorsikletin anahtarını aldığını inkar etmeyerek katılan ...'ın olay yerine geldiğini delillendirmek amacı ile anahtarı aldığını savunmuştur.
4. Sanıklar ... ve ... aşamalarda alınan savunmalarda üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
5. Olayın başlangıcını görmemekle birlikte, sanık ... ile katılan ...'ı olay yerinden ayrılırken gören, bu şekli ile olayın tek tarafsız görgü tanığı olan tanık F. Y.'nin aşamalarda alınan beyanlarında, sanıklar ... ve ..'ı görmediğini beyan etmiştir.
6. Kolluk tutanakları dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Sanık ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına ilişkin Göksun Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen 21.10.2015 tarihli kesin adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
8. Katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralandığına ilişkin Dr Süreyya Adanalı Göksun Devlet Hastanesi'nin 25.10.2015 tarihli, K.Maraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi'nin 27.10.2015 tarihli ve ... Adli Tıp Kurumu'nun 14.04.2017 tarihli raporları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2019/294 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!