6. Ceza Dairesi 2023/16242 E. , 2024/6059 K.
"İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 106/1-1. cümle, 62 (2 kez) ve 52. (2 kez) maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Emet Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2016/203 Esas, 2017/34 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kısmen kabulü ile anılan kararın tehdit suçu yönünden kaldırılmasına ilişkin mercii Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2017 tarihli ve 2017/226 değişik iş sayılı kararı ile anılan mercii kararı üzerine adı geçen sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 129, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Emet Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/92 Esas, 2017/140 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2018/52 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 21.03.2023 gün ve 94660652-105-43-8530-2022-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2023 gün ve 2023/35848 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, istinaf veya temyiz kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.07.2019 tarihli ve 2018/10316 Esas, 2019/9721 Karar sayılı ilamında yer alan "...Yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmesinin ilk koşulu ...kesinleşen hüküm bulunmasıdır. Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün, 2009/169-223 sayılı ve 29.06.2010 gün, 2010/11-70 Esas 2010/159 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları CMK.nın 309. maddesinin (a) bendi kapsamında, CMK.nın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karardır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşen hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı anlaşıldığından, merciin itirazın reddi kararınında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir..." şeklindeki açıklamalar uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yargılamanın yenilenmesi konusu olamayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
1-Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2017 tarihli ve 2017/226 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın katılan ... Çiçek'e hitaben "a.na sokacağım, çıktığın yere geri seni sokacağım" şeklinde söylediği sözler nedeniyle, Emet Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2016/203 Esas, 2017/34 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyetine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine sanığın katılana karşı söylemiş olduğu sözlerin bir bütün halinde hakaret suçunu oluşturmasına rağmen hakaret ve tehdit suçundan ayrı ayrı karar verildiği gerekçesi ile tehdit suçu yönünden itirazın kabulüne karar verilmesini takiben, mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın tehdit suçu yönünden beraatine dair kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 19.04.2018 tarihli ve 2018/1018 Esas, 2018/1036 Karar sayılı kararı ile sanığın katılana karşı söylemiş olduğu sözlerin bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturmasına rağmen hakaret ve tehdit suçundan ayrı ayrı karar verildiği şeklinde gerekçe ile bozulmasına karar verildiği, bu kapsamda anılan bozma kararında belirtildiği üzere ve benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2020/19713 Esas, 2021/3301 Karar sayılı ilâmında yer alan "...Sanığın katılana yönelik “Koray senin hayatının a.. koyacağım. Bu yaptığın son yanlışlar, bekle beni her an arkanda olabilirim, o kelimeleri seçerek kullanmayı öğreteceğim ben sana.” şeklinde mesaj içeriğinin bulunması karşısında, bu ifadelerin; kullanıldığı şekil, yöneldiği kişi ve olayın kapsamından, katılanın hayatına tehdit mahiyetinde olduğu, dolayısı ile eylemin de bir bütün olarak tehdit suçunu oluşturduğu, ayrıca hakaret suçuna vücut vermediği anlaşılmakla, sanık hakkında tehdit ve hakaret suçundan iki ayrı hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; sanığın üzerine atılı eylemin bir bütün halinde nitelikli tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının kararda tartışılmadan karar verildiği gözetilerek hakaret suçu yönünden verilen karara karşı yapılan itirazın kabulüne, tehdit suçu yönünden verilen karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2-Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2018/52 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Emet Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2016/203 Esas, 2017/34 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyetine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2017 tarihli mercii kararı ile tehdit suçu yönünden itirazın kabulüne, hakaret suçu yönünden itirazın reddine karar verildiği, anılan mercii kararının 5271 sayılı Kanun'un 161/7. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, kesin nitelikteki mercii kararına rağmen yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın hakaret suçundan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Emet Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/92 Esas, 2017/140 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, bu karara karşı yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararların bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2017 tarihli ve 2017/226 ile 30.01.2018 tarihli ve 2018/52 değişik iş sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine,
Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!