6. Ceza Dairesi 2023/16102 E. , 2023/10750 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/70633 soruşturma numaralı ve 23.03.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) bentleri, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/170 Esas, 2022/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (h) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2023/457 Esas, 2023/448 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Katılanın çelişkili beyanlarının delil olarak kabul edilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinden ve sanığın, atılı suçu işlediğine dair katılanın çelişkili beyanları dışında başkaca somut delil bulunmadığından "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereği beraatine,
2. Üst sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
3. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava dışı diğer sanık ... ile katılanın arkadaş olduğu ve aralarında alacak verecek meselesi bulunduğu, olay gecesi sanık ...'un katılanı arayarak dolaşmak istediğini söylediği, katılanın kabul etmesi üzerine katılana ait araçla sanık ...'i kaldığı rezidanstan aldıkları, ...'un bir silaha bakacağını söyleyerek hep birlikte silaha bakacağı eve gitmeyi teklif ettiği, birlikte gittikleri evin bir odasında birkaç kişinin bulunduğu, sanıklar ve katılanın ise boş bir odaya geçtiği, burada sanık ...'in katılana tokat atarak "... dayımın borcunu ver" dediği, ardından her iki sanığın katılanı darp ederek cebinde bulunan 1.800,00 TL parasını aldıklarının, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın her iki yanakta elmacık üzerinde kızarıklık ve ödem olduğu, sırt orta kısmında hafif yumuşak doku hassasiyeti olduğunu belirtir adli rapor, dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanığın savunmasında, atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.
4. Dava dışı diğer sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında özetle, katılana borç para verdiğini, olay günü katılanı darp edip parasını almadıklarını, atılı suçu kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür.
5. ...'un, katılana gönderdiği para miktarının toplam 1.120,00 TL, katılan ...'ın ise ...'a gönderdiği para miktarının toplam 1.450,00 TL olduğuna ilişkin banka dekontları, dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Beraatine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın beyanları, sanığın savunması, adli rapor, banka dekontları ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, katılanın beyanları arasındaki çelişkinin giderildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Üst Sınırdan Hüküm Kurulduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, olay sırasında birden fazla nitelikli halin de gerçekleştiği ve atılı suçun üst sınırının 15 yıl hapis cezası olduğu gözetildiğinde, mahkemece "Suçun işleniş biçimi, suç sebepleri ve saikleri, suç konusunun önemi, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işlendiği yer, sanığın güttüğü amaç, kastının yoğunluğu, birden fazla ağırlaştırıcı nedenin birleşmesinden dolayı ceza adaleti açısından alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiren ve teştiden" şeklinde gösterilen gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak 11 yıl 4 ay hapis cezası şeklinde belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşılan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Takdiri İndirim Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun'un "Takdiri İndirimler" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir...." şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, "Sanığın suç işleme hususundaki eğilimi, tekerrüre esas sabıkalı geçmişi, suç işlemekten çekinmemesi nedeniyle cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak sanık hakkında TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına," şeklinde gösterilen gerekçe ile dosya arasında yer alan sanığın adli sicil kayıtları dikkate alındığında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Etkin Pişmanlık Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde yer alan "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve en geç kovuşturma aşaması bitene dek failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir.
Etkin pişmanlığın, kovuşturma başlamadan önce veya kovuşturma başladıktan ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi gereklidir.
Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Sanığın pişmanlık göstererek uğranılan zararı gidermeyi talep etmesi halinde mahkemece, zararın giderilmesi amacıyla sanığa süre verilebileceği, mahkemece bu hususun re'sen gözetilemeyeceği sabittir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın kovuşturma aşamasında yapılan sorgusu sırasında, "...müştekinin zararını gidermeyi kabul etmiyorum..." şeklindeki beyanı gözetildiğinde sanığın, pişmanlık göstererek zararı gidermek üzere süre verilmesi yönünde bir talebinin bulunmadığı gibi temyiz dilekçesi ekinde sunulan banka dekontuna göre, zararın hüküm tarihi olan 13.12.2022 tarihinden sonra 08.03.2023 tarihinde giderildiği gözetildiğinde, etkinlik pişmanlık hükümlerinin şartlarının bulunmadığı kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2023/457 Esas, 2023/448 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!