6. Ceza Dairesi 2023/16009 E. , 2024/160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/811 Esas ve 2019/547 Karar
SUÇ : Basit tehdit
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2018/811 Esas, 2019/547 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.06.2019'da kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 94660652-105-07-16013-2019-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli ve 2023/31970 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31970 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, anılan kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine atılı suçla birlikte işlendiği iddia olunan hakaret suçuna ilişkin olarak ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/2933 esas, 2020/153 sayılı kararı ile;
"...Ancak yukarıda belirtildiği üzere 17.07.2018 günü saat: 14.00 dan itibaren gerçekleşen olaylarda sanık ... delil elde etmek amacıyla ses ve görüntüleri kayda almış, bu kayıtlardan anlaşılacağı üzere sanık ... başlangıçta sadece katılanı şikayet etmek amacıyla onun ismini öğrenmeye çalışmasına rağmen tanıklardan oluşan hastane görevlileri katılanın ismini söylemekten imtina etmişler bunun üzerine gelişen olaylar sırasında sanık ...'in katılanın hastalara kötü davrandığını belirtmek amacıyla "vatandaşa köpek gibi davranıyor, ya köpek gibi davranıyor hastalara vb." şekilde cümleler kurduğu, bunun dışında iddianamede belirtildiği şekilde katılana hitaben "satılık köpek, gerizekalı " gibi bir beyanının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında katılan ile soruşturma aşamasındaki şikayet içerir beyan ve dilekçe kapsamlarına göre sanıklardan şikayetçi olup müşteki konumunda bulunan ve açık bir şekilde katılan yanında yer aldığı anlaşılan tanıkların kayıt içerikleri ve dosya kapsamıyla bağdaşmayan beyanlarına itibar edilmesi mümkün değildir. Tüm anlatılanlar sonucu dairemizce, kollukça çözümü yapılan ve yasal delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılan DVD izleme tutanağına göre, sanık ...'in katılan ...'e karşı hakaret suçunu işlemediği sadece yukarıda da belirtildiği üzere onun hastalara kötü davrandığını, izah edebilmek amacıyla "vatandaşa köpek gibi davranıyor" gibi sözler söylediği, bu sözlerin de suç kastı içermediği sabit görülmüş, bu nedenle sanık ... müdafiinin istinaf isteminin kabulu ile sanığın TCK 125/3-a, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, CMK 280/2 maddesi 2. cümlesi uyarınca kaldırılarak sanığın yüklenen suçtan CMK 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE..." şeklinde karar verilmiş olduğu anlaşılmakla,
Somut olayda, sanığın "sana göstereceğim" şeklinde sözlerle katılanı tehdit ettiği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve yargılama kapsamında dinlenen hastanede görevli tanıklarca da iddianın kısmen doğrulandığı anlaşılmış ise de, sanık tarafından delil etme amacıyla kayda alınan ve çözümü yapılmış olan görüntü ve ses kayıtlarının tanık beyanları ile örtüşmediği gibi mahkemece de suçun sübutuna yönelik olarak söz konusu kayda ilişkin bir değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, tanık beyanlarının dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı ve ses ve görüntü kaydında sanığın katılanı tehdit ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı cihetle, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu olayda; hükümlünün "sana göstereceğim" şeklinde sözlerle katılanı tehdit ettiği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve yargılama kapsamında dinlenen hastanede görevli tanıklarca da iddianın kısmen doğrulandığı anlaşılmış ise de, katılan ve tanık beyanları ile olay anını gösterir kayıt içeriğinin birbiri ile uyumlu olmadığı ve suçun sübutuna ilişkin anılan bu kayıtta hükümlünün katılanı tehdit ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında; hükümlünün beraati yerine, müşteki konumunda bulunan ve açık bir şekilde katılanın yanında yer aldığı anlaşılan tanıkların kayıt içerikleri ve dosya kapsamıyla uyuşmayan beyanlarına dayanılarak mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2018/811 Esas, 2019/547 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hükmün (2) numaralı bendinde belirtilmiş olan sanığın basit tehdit suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün tamamen ortadan kaldırılması ve yerine;
"Sanık ...'in katılan ...'e yönelik basit tehdit suçundan açılan kamu davasında yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince BERAATİNE,"
Şeklinde yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.01.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!