6. Ceza Dairesi 2023/16004 E. , 2024/155 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/371 Değişik İş
SUÇ : Basit tehdit
KARAR : İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
"Tehdit" suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.12.2021 tarihli ve 2021/40121 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.01.2022 tarihli ve 2022/371 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.01.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 94660652-105-26-12061-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli ve 2023/32618 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/32618 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre; müşteki ... ve eşinin yaşları itibariyle kronik rahatsızlıkları bulunması nedeniyle ...'da bulunan iki evlerini satarak ...'de kendilerine ev ve araba alınması ve alınacak evde yeğeni olan şüpheli ve eşi tarafından ölünceye kadar bakılması konusunda anlaştıkları, müştekinin satılan evlerinin bedeli ile satın alınan ...'deki evde müşteki ve eşi ile şüpheli ve eşinin bir müddet birlikte yaşadıkları, ancak müştekinin iddiasına göre şüpheli ve eşinin kendilerine kötü muamelede bulunması üzerine ...'den ayrılarak ...'a döndükleri, müştekinin ev ve araba alınması için vermiş olduğu parayı şüpheliden istediği, şüphelinin ev ve arabanın kendisinin hakkı olduğunu bir daha aramaması gerektiğini söylemesi üzerine, müştekinin de hukuki yollara başvuracağını ifade etmesini takiben, şüphelinin müştekiyi "Sen hele bir başvur, ben yapacağımı bilirim" şeklinde tehdit ettiği iddiasıyla yapılan şikayet üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; tanık olarak ifadesine başvurulan ...'ın alınan beyanında şüphelinin müştekiyi tehdit ettiğini belirtmesi karşısında, şüphelinin üzerine atılı sair tehdit suçunun unsurlarının oluştuğunun değerlendirildiği, bununla birlikte şüphelinin üzerine atılı söz konusu suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğu, ancak soruşturma aşamasında müştekiye ve şüpheliye usûlüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma dosyasının uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 inci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği düzenlenmiştir.
2. İnceleme konusu olayda; müşteki ... ve eşinin yaşları itibariyle kronik rahatsızlıkları bulunması nedeniyle ...'da bulunan iki evlerini satarak ...'de kendilerine ev ve araba alınması ve alınacak evde yeğeni olan şüpheli ve eşi tarafından ölünceye kadar bakılması konusunda anlaştıkları, müştekinin satılan evlerinin bedeli ile satın alınan ...'deki evde müşteki ve eşi ile şüpheli ve eşinin bir müddet birlikte yaşadıkları, ancak müştekinin iddiasına göre şüpheli ve eşinin kendilerine kötü muamelede bulunması üzerine ...'den ayrılarak ...'a döndükleri, müştekinin ev ve araba alınması için vermiş olduğu parayı şüpheliden istediği, şüphelinin ev ve arabanın kendisinin hakkı olduğunu bir daha aramaması gerektiğini söylemesi üzerine, müştekinin de hukuki yollara başvuracağını söylemesinin ardından, şüphelinin müştekiyi "sen hele bir başvur, ben yapacağımı bilirim" şeklinde tehdit ettiği iddiasıyla yapılan şikayet üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; tanık olarak ifadesine başvurulan ...'ın alınan beyanında şüphelinin müştekiyi tehdit ettiğini belirtmesi karşısında, şüphelinin üzerine atılı basit tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluştuğunun değerlendirildiği, bununla birlikte şüphelinin üzerine atılı söz konusu suçun 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğu, ancak soruşturma aşamasında müştekiye ve şüpheliye usûlüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma dosyasının uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmesi için Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, şüphelinin üzerine atılı tehdit suçu yönünden yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.01.2022 tarihli ve 2022/371 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!