WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/15013 E.  ,  2024/8489 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/366 E., 2022/528 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

I-Şikâyetçi Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Şikâyetçi ...'un 03.03.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini beyan ettiği,bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II-Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.07.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

K A R Ş I O Y

Sanık hakkında mağdurdan 2011 yılı başından itibaren her ay tehditle toplamda 80-90.000,00 TL para aldığı, en son şikâyetçi olduğu 14.03.2012 tarihinden önce 2012 yılı Şubat ayı içerisinde yine tehditle bir adet 10.000,00 TL bedelli senet aldığı ve sanığın avukatı vasıtasıyla senet bedelini mağdurdan elden tahsil ettiği iddiasıyla ve bu eylemlerini suç örgütün korkutucu gücünden faydalanarak işlediği de belirtilerek kamu davası açıldığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, tam tersine mağdurun borçlu olduğu icra dosyasındaki borcunu ödediğini belirttiği ve bu hususun doğruluğunun incelenen icra dosyasından anlaşıldığı, mağdurun yargılama aşamasında bu defa 2 adet 10.000,00 TL'lik senedin kendisinden tehditle alındığını iddia ettiği, dosya kapsamındaki delillerden mağdurla sanığın uzun süredir tanıştıkları, bir dönem birlikte iş yaptıkları, beraber cezaevinde kaldıkları ve birbirlerinin terör örgütü mensubu olup olmadığını bilebilecek derecede iyi tanıdıklarının anlaşıldığı, sanık hakkında terör örgütü mensubu olduğu iddiasıyla ilgili bir işlem yapıldığına dair dosyada herhangi bir delilin bulunmadığı, sanık hakkında 2011 yılı başından beri tehditle her ay mağdurdan para aldığı iddiasıyla da kamu dava açıldığı halde, dosyaya örnekleri getirtilen evraklardan sanığın yargılandığı başka bir davada aynı mağdura karşı yağma suçunu işlediğinin iddia edildiği, bu dosyada sanığın alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 30.07.2012 ve öncesi, iddianame tarihinin de 04.08.2011 olduğu, dosyamıza konu suç tarihi ile diğer dosyadaki suç tarihinin kısmen aynı olduğu, dosyamızda sanığın sadece 10.000,00 TL bedelli senedi tehditle aldığı ve bedelini tahsil ettiği eylemi kabul edilerek mahkûmiyet kararı verildiği, iddianameye konu 80-90.000,00 TL'lik toplam miktardaki paranın mağdurdan tehditle alındığına dair iddia ile ilgili mahkemece bir hukuki değerlendirme yapılmadığı ve sanığın bu eylemleri ile ilgili bir karar verilmediği, mağdurun akrabası olan tanık ...'ün de mağdurun iddialarını doğrular yönde ancak muallak genel bir beyanda bulunduğu, tanığın olaylara bizzat şahit olduğuna dair, olayların hangi tarihte, hangi yerde ve ne şekilde işlendiğine dair bir beyanda bulunmadığı, tanığın hem akraba olması hem de beyanlarının muallak olması dikkate alındığında, bu beyanların suçun sübutu için hukuken yeterli olmayacağı, iddiaya konu senet veya senetlerin aslının veya fotokopilerinin ele geçirilemediği, bu senetlerle ilgili herhangi bir icra takibi yapılmadığı, dosya kapsamına iddiaların şüpheden uzak delillerle doğrulanmadığı, anılan nedenlerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği,

Kabule göre de;
1-Tarafların birbirlerini çok iyi tanıdıkları, sanığın örgüt mensubu olduğu veya örgütle alakalı olduğu hususunda dosyada hiçbir delilin bulunmadığı halde, mağdurun sanığın terör örgütü mensubu olduğunu söyleyerek kendisini tehdit ettiğini iddia ettiği, dosya kapsamına göre mağdurun bu yüzden suç örgütünün korkutucu gücünden etkilenmesinin söz konusu olamayacağı, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin uygulanamayacağı gözetilmeden bu bent uygulanarak mahkûmiyetine karar verilmesi,

2-Sanık hakkında senedin yağması dışından toplamda 80-90.000,00 TL'nin 2011 yılı başından itibaren aralıklarla mağdurdan yağmalandığı iddiasıyla da kamu davası açıldığı halde, mahkemece bu eylemleri ile ilgili bir değerlendirme yapılmadan ve sanığın eyleminin tek yağma suçunu mu yoksa birden fazla yağma suçunu mu oluşturduğu hususu tartışılmadan sadece senedin yağmasından dolayı tek bir yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Nitekim Cumhuriyet savcısının da hükmü, eyleminin birden fazla yağma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle temyiz ettiği görülmüştür.

Yukarda açıklanan nedenlerle verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğu kanaati ile çoğunluğun görüşüne muhalif kalıyorum.