6. Ceza Dairesi 2023/13866 E. , 2023/10784 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci
maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/672 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.02.2011 tarihli ve 2010/10 Esas, 2011/66 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezasına hükmolunarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 07.03.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresinde 08.09.2014 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/568 Esas, 2015/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hüküm açıklanarak tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Söz konusu kararın sanık ve müdafisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.03.2022 tarihli ve 2022/3784 Esas, 2022/7924 sayılı kararıyla sanık hakkındaki hükmün; "...Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçesiz karar verilerek, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma kararı üzerine ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/325 Esas, 2022/718 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 17.11.2022 tarihli ve 2022/138915 Tebliğname No.lu tebliğnamesi ile sanık hakkındaki hükmün bozulmasını talep etmektedir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
1. Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
1. Sanığın mahkumiyetini gerektirir şüpheden uzak delil bulunmadığına,
2. Vesaire
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, olay tarihinden önce sanığa ait iş yerinde işçi olarak çalıştığı, sanıktan olan alacağını alamaması üzerine iş yerini Çalışma Bakanlığı'na şikayet ettiği, sanığın 13.10.2009 tarihinde katılanı telefonla arayarak "Şikayeti geri al, biz sıkıntı yaşarsak sana da sıkıntı yaşatırız..." diyerek tehdit ettiği ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmektedir.
2. Katılan aşamalarda tutarlı beyanlar bulunmaktadır.
3. Katılanın beyanı, babası olan ve bahse konu konuşmayı duyan tanık Ş. Y. tarafından doğrulanmaktadır. Tanık aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunmakta ve sanığın katılanı tehdit ettiğini, hatta katılanı kaçıracağını söylediğini ifade etmektedir.
4. Her ne kadar tebliğnamede, tanığın anlatımlarına itibar edilemeyeceğinden bahisle kararın bozulması talep edilmiş ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1402 Esas, 2011/179 sayılı kararı uyarınca, sanığın katılanın hürriyetini tahdit ettiğinden bahisle mahkum olduğu cezanın ertelendiği tespit edilmiştir. Söz konusu mahkumiyet kararı, tanığın beyanına itibar edilebileceğini göstermektedir.
IV. GEREKÇE
1. ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/325 Esas, 2022/718 Karar sayılı kararında katılanın tutarlı beyanları, bu beyanların tanık Ş.Y. tarafından doğrulanması, tanığın anlatımının içeriğinin başka bir mahkeme kararıyla da desteklendiği anlaşılmakla sanık hakkında kurulan hükümde hukuki uygulama ve ceza tayini yönünden bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/325 Esas, 2022/718 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!