6. Ceza Dairesi 2023/13684 E. , 2024/2503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/995 E., 2016/172 K.
SUÇ : Yaralama, Tehdit, Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, Onama, Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Sanık ... Hakkında Yaralama Suçundan Beraat Hükmüne Yönelik; Sanık ... Hakkında Yaralama Suçlarından Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Mağdurlar ..., ...'ın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2019 gün, 2017/5-29 Esas ve 2019/598 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile istikrarlı olarak sürdürüle gelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacaktır. Bu bağlamda mağdurlar ... ve ...'ın mahkemede 25.05.2015 tarihli duruşmada şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) hükmü de nazara alınarak katılan sıfatı bulunmayan ve bu nedenle hükmü temyiz etmeye hakkı olmadığı anlaşılmakla, mağdurlar ... ve ...'ın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık ... ve ... Hakkında Katılanlar ..., ...'a Yönelik Tehdit Ve Hakaret Suçlarından Beraat, Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Tehdit ve Yaralama Suçlarından Beraat Hükmüne İlişkin Katılanlar ..., ...'ın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın Ağır Ceza Mahkemesince reddine karar verildiği anlaşıldığından yaralama suçu inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık ... ve ...'ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 106/f.2-(c), m. 43/f.2, m. 125/f.1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ... ve ...'ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86/f.2, m. 37/f.1, m. 29, m. 106/f.2-(c), m. 43/f.2 maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemi 16.02.2016 tarihli kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğundan,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ..., ...'ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3. Sanık ... Hakkında Katılanlar ..., ..., ...'ı Yaralama Suçuna Yönelik Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık ...'ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 29/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemi 16.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğundan,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın ve katılanlar ..., ...'ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!