6. Ceza Dairesi 2023/13633 E. , 2023/10588 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2011 tarih 2011/1145 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucu ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2012 tarihli ve 2011/51 Esas, 2012/1186 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a-) mağdurlar ... ve Ö. D.'ye yönelik nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b-) mağdur ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 35 inci maddesi 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
3. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2012 tarihli ve 2011/51 Esas, 2012/1186 Karar kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2014/35621Esas, 2018/21623 Karar sayılı ilâmıyla;
"Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiilerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230, 232 ve 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/114 Esas, 2020/223 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a-) Mağdur ...'a yönelik nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b-) Mağdur ...' yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 35 inci maddesi 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
5. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/114 Esas, 2020/223 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/29365 Esas, 2021/21047 Karar sayılı ilâmıyla;
''Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık savunmasında, mağdur ...'in ensesine vurması üzerine elindeki şişeyi masaya vurarak kırdığını, sonrasında hastaneye gittiğini orada bulunan mağdur ...'ın kendisine küfür etmesi üzerine eylemleri gerçekleştirdiğini kabul etmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durulup sonucuna göre, sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,'''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 17.05.2022 tarihli ve 2021/782 Esas, 2022/574 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a-) Mağdur ... 'a yönelik nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b-) Mağdur ...' yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 35 inci maddesi 62 nci maddesi, 53 v3 58 inci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız tahrik indiriminin asgari hadden yapılmasına,
2. Sonuç cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde Sanık ...’ın yanında tanıklar A.A. ve İ.Ö. ile birlikte Yöney Restoran isimli işyerine gittikleri, dışarıda kamelya olarak kullanılan bölümde oturdukları, daha sonra mağdur sanıklar ..., Ö.D ve dosyanın diğer sanığı Z.B’nin yanlarında mağdur ... ile tanıklar Z. A. ve A. D. ile aynı iş yerine araç ile geldikleri, restourantın içerisine oturdukları, saat 24.00 sıralarında mağdur ...’ın ve tanık Z.A..’nın dışarı çıktıkları, ... ve ...'ın şakalaşma meselesi yüzünden tartışmaya başladıkları, sanık ...’ın şişeyi masaya vurarak kırdığı ve ...’a salladığı, akabinde restoranın içinden bıçağı aldığı, mağdur ...’ı bıçaklamak için hamle yaptığı ancak tanıkların araya girerek engel oldukları, daha sonra sanık ...'ın sanık Z.B'ye ait silahla yaralanması sebebiyle, Ö.D. ve ...’nin ...’ı hastaneye götürdükleri, sanık ...’ın hastaneye geldiği ve adli emanetin 2011/1256 sırasında kayıtlı bıçak ile ...'nin üzerine yürüdüğü, ...'nin olay yerinden kaçtığı, kolluk ekibinin sanık ...'ı etkisiz hale getirerek elindeki bıçağı aldığı anlaşılmıştır.
2. Olay günü hastanedeki kolluk ekibinin sanığı elinde bıçakla mağdur ...'nin üzerine yürüdüğünü gördükleri ve kendisine müdahale ederek elindeki bıçağı aldıklarına dair 02.09.2011 tarihli ek tutanak dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Sanığın mağdur ...'ı yaralamaya teşebbüs eylemine ilişkin olarak mağdurun anlatımını doğrulayan görgü tanıkları Ö.C., A.D. ve Z.A.'nın anlatımları dosya içerisinde yer almaktadır.
4. Mağdur ... kovuşturma aşamasındaki beyanında; sanığın ensesine şakalaşmak amacıyla vurduğunu ifade etmiştir.
5. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; Mağdur ...'a bıçakla saldırmadığını, ancak hastanede mağdur ... kendisine küfür edince bıçak çektiğini ifade etmiştir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Haksız tahrik indiriminin asgari hadden yapılmasının bozmayı gerektirdiğine yönelik;
Haksız tahrik kurumunun, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında;
“Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.”
Şeklindeki düzenleme ile ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Yasal düzenlemeye göre haksız tahrik nedeniyle indirim oranının asgari 1/4 olabileceği gözetildiğinde sanığın cezalarından haksız tahrik nedeniyle asgari haddin üzerinde 2/4 oranında indirim yapıldığı anlaşılmakla olayın çıkış sebebi ile gelişiminde mağdurlardan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut da dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince makul düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sonuç cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine yönelik;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunması, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, ve suçun işlenmesindeki özellikler gerekçeleri ile sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, yasal ve yeterli gerekçe ile yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 17.05.2022 tarihli ve 2021/782 Esas, 2022/574 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!