WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/13606 E.  ,  2023/10938 K.
"İçtihat Metni"BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/883 E. 2022/453 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2009 tarihli 2009/5483 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında mağdurlar ... ..., ... ve ...'a yönelik tehdit suçundan üç kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kartal 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 13.04.2011 tarihli ve 2009/522 Esas, 2011/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü ve 62 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 25.05.2011 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 19.01.2013 tarihinde basit yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediğine ilişkin ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile neticeten basit yaralama suçundan 5 ay hapis cezası, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 25 gün hapis cezası ile ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 17.12.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ... Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/321 Esas, 2015/756 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü ve 62 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.

4. ... Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/321 Esas, 2015/756 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2017/15533 Esas, 2020/15707 Karar sayılı ilâmıyla;
''...Ancak;
1-Sanığın müşteki ...'a yönelik tehdit eylemini uzlaşma kapsamında bulunmayan TCK'nın 86/2-3-a maddesinde düzenlenen alt soya karşı kasten yaralama eylemi ile birlikte gerçekleşmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış ise de; 7188 sayılı Kanunun 26. maddesi ile CMK'nın 253/3. maddesine aynı mağdura karşı ibaresinin eklenmesi nedeniyle, sanığın diğer müştekiler ... ve ...'a yönelik TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit eyleminin, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındığı, sanık hakkında müştekiler Nevin ve Duygu'ya yönelik tehdit suçlarından uzlaştırma işlemi uygulanarak, sonucuna göre uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda sanık hakkında müşteki Burak'a yönelik tehdit suçunda TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanığın oğlu olan müşteki Burak'ın sigara kullanması nedeniyle kendisini uyardığını ve aralarında tartışma çıktığını savunması karşısında; müşteki Burak'ın suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olduğu hususu da göz önünde bulundurularak, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir.
Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25.06.2020,2020/16,2020/33; R.G. 19.08.2020, sayı: 31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumunda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenleme getirmesi karşısında,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince, 5271 sayılı sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5271 sayılı CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. ... Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/86 Esas, 2021/633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 inci ve 5271 Sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonunda verilen ... Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/86 Esas, 2021/633 Karar sayılı kararına sanık tarafından itiraz edildiğinden dosya yeniden esasa kaydedilerek, genel yargılama usulüne göre yargılamaya devam edildiği ve ... Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2021/883 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Tanığın Temyiz Sebepleri;
1.Atılı suçu kabul etmeyerek hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Verilen cezanın fazla olduğuna,
3.Vesaire
İlişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın olay günü oğlu ...'ı sigara içerken görmesi nedeni ile aralarında başlayan tartışma sırasında yumrukla vurduğu ve mağdur ...'a, eski eşi ...'a ve kızı ...'a hitaben "Bu evden canlı olarak çıkamayacaksınız, hepinizi öldüreceğim" diyerek onları tehdit ettiği, mağdur ...'ta meydana gelen yaralanmanın yaşamlarını tehlikeye sokmadığı ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 25.05.2011 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 19.01.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak suç tarihi olan 02.02.2009 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle ... Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2021/883 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.