WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/13507 E.  ,  2023/11017 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şantaj
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2010 tarihli ve 2011/63395 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ve inceleme dışı diğer sanık ... ... hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi inceleme dışı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davaları açılmıştır.

2. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.211 tarihli ve 2010/638 Esas, 2011/173 Karar sayılı kararı ile sanık ve inceleme dışı diğer sanık ... ... hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca erteli 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına inceleme dışı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatlerine karar verilmiştir.

3. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2011 tarihli ve 2010/638 Esas, 2011/173 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında şantaj suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 01.07.2013 tarihli ve 2010/638 Esas, 2011/173 Karar sayılı kararıyla özetle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) fıkrasında belirtilen zarar kavramının somut (maddi) zarar ilişkin olduğundan kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2014 tarihli ve 2013/591 Esas, 2014/76 Karar sayılı kararı ile sanık ve inceleme dışı diğer sanık ... ... hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair hükmün 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği bu kararında sanık yönünden 20.02.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5. ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/346 Esas, 2019/1145 Karar sayılı kararı ile sanığın 08.09.2017 tarihinde işlediği Atatürk'ü Temsil Eden Heykel, Büst ve Abideleri veya Kabrini Kırma veya Bozma suçundan 5816 sayılı Kanunu'nun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararında 29.05.2021 tarihinde kesinleştiği, deneme süresi içerisinde işlenen suç olması sebebiyle ihbarda bulunulduğu anlaşılmıştır.

6. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2021 tarihli ve 2021/551 Esas, 2021/998 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Suçun önem ve değeri dikkate alınarak sanık hakkında verilen cezanın alt sınırdan tayini ve verilen bu cezada 1/6 oranında takdiri indirim yapılmasının açıkça hukuki mesnetten yoksun olduğuna,
2. Sanık hakkında ayrıca hürriyeti tahdit suçundan hüküm kurulması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın ...'den iddia ettikleri eylemle ilgili olarak resmi makamlara şikâyette bulunmama karşılığı olarak istifa dilekçesi ve iş yerinde zimmetine para geçirdiğine dair dilekçe aldıkları kabulü ile İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanığın aşamalarda alınan tüm savunmalarında üzerine atılı suçu inkar ettiği belirlenmiştir.

3. Katılanların oluşa uygun beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Tanık G.B.'nin katılanlar ile örtüşen beyanda bulunduğu belirlenmiştir.

5. Suça konu katılan tarafından yazılarak imzalanan taahhüt, izin formu, evraklarının dosyada mevcut bulunduğu anlaşılmıştır.

6. Mahallinde yapılan keşfe ilişkin bilirkişi raporunun dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarının uyulmasına karar verilerek gereklerinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Katılan ...'in olay tarihinde sanık ...'in bölge müdürü, inceleme dışı diğer sanık ...'in ise mağaza müdürü olarak görev yaptığı işyerinde kasiyer olarak çalıştığı, katılanın işyerinden fişsiz satış yapmak suretiyle para çaldığı iddiası ile sanık ve inceleme dışı diğer sanık ...'in katılan ile işyerinde görüştükleri ve bu görüşme sonucunda katılan ...'ten işyerinden hırsızlık yaptığına dair ikrar içeren evrak, istifa dilekçesi ve izin formu düzenlettirdikleri ve ayrıca işyerine sonradan çağrılan katılan ...'in babası katılan ... ve katılan ...'in nişanlısı olduğu anlaşılan tanık G.B'den de iddia olunan hırsızlık sebebiyle oluşan 10.000,00 TL zararın ödenmesi, şayet ödenmemesi halinde ise durumun kolluk görevlilerine ihbar edileceğini söyledikleri ve bu oluşa uygun katılanlar ile tanık G.B.'nin beyanlarının alınmış olduğu anlaşılmış ise de sanığın eyleminin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkarmaya zorlama eylemi içermediğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin kurulan hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre de;
2. İddia olunan inceleme dışı hırsızlık eylemine ilişkin katılan ...'un da eyleme dahil olduğunun bizatihi katılan ...'un sanık savunmaları ile örtüşen, kızı olan katılan ...'den işyerinde sigara aldığına, sigara parasını verdiğinde kızının parayı kendisine iade ettiğine dair beyanı ile tanık G.B. yönünden katılanın nişanlısı olduğunun anlaşılması dikkate alındığında sanıklar ile katılanlar ve tanık G.B. arasında işyerinde iddia olunan inceleme dışı hırsızlık eylemi sebebiyle ihtilaf bulunduğunun gerek sanık ve inceleme dışı diğer sanık ... savunmaları, gerek de katılanlar ve tanık G.B. beyanları içeriğinden sabit bulunması karşısında katılanlar ve tanık G.B. anlatımlarına neden üstünlük tanındığının denetime olanaklı tartışılması ve buna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekliliği gözetilmeyen hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun'un 51 inci ve 50 nci maddelerinde düzenlenen erteleme ve seçenek yaptırımlara çevrilme koşullarının sanık yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetime olanaklı yasada belirtilen koşullarının irdelenmesi suretiyle değerlendirilmesi gerekliliği gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında belirtilen hükmün aynen açıklanması düzenlenmesine yanılış anlam verilmesi suretiyle hükmün aynen açıklanması yerine 5237 sayılı Kanun'un 51 inci ve 50 nci maddelerininin hatalı ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair yazılı şekilde kurulan hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmayan 24.03.2011 tarihli erteli 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün sonuç ceza bakımından sanık hakkında kazanılmış hak oluşturacağının gözetilmemiş olması suretiyle yazılı şekilde kurulan hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe başlığında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2021 tarihli ve 2021/551 Esas, 2021/998 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.