WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/12840 E.  ,  2023/12453 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/269 E., 2021/809 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

A. Mağdur vekilinin 01.06.2023 tarihli dilekçe ile şikayetlerinden vazgeçtiklerini belirttiği ve vazgeçmenin katılma hakkından da vazgeçmeyi içermesi nedeniyle katılan sıfatının bulunmadığı, bu nedenle mağdur vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 ncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2017/341 Esas, 2020/18010 Karar sayılı kararı uzlaştırma ve basit yargılama müessesi yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma kararı üzerine ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/269 Esas, 2021/809 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 ncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın mahkumiyet için yeterli delilinin bulunmadığına,
2. Suçun unsurlarınını oluşmadığına,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kardeş olan taraflar arasında oraklık meselesinden dolayı aralarında husumet bulunduğu, sanığın katılana 03.02.2015 günü içeriğinde "...yakarım..." ifadelerini bulunduğu mesaj atmak suretiyle tehdit suçunu katılan beyanı, sanık savunması, mesaj tespit tutanağı içeriğinden anlaşılmıştır.

2. Dosya içerisinde mesaj tespit tutanağı mevcuttur.

3. Dosya içerisinde bulunan uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaştırma işleminin sonuçsuz kaldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Öne sürülen temyiz sebepleri yönününden; mağdur beyanı, sanık savunması, mesaj tutanağı, bozma ilamı ve tüm dosya içeriğine göre sanığın eyleminin sabit olduğu ve suç vasfının doğru tayin edildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesair yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Mağdur vekilinin şikayetten vazgeçtiklerini beyan beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/269 Esas, 2021/809. Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

Oy birliğiyle 18.09.2023 tarihinde karar verildi.