WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/11405 E.  ,  2023/12984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/447 E., 2021/822 K.
SUÇ : Birden fazla kişi ile tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-c maddesindeki birden fazla kişi ile tehdit suçunun varlığı için faillerden her birinin iştirak iradesi çerçevesinde müşterek fail olarak hareket etmesi, her birinin fiil üzerinde tam bir hakimiyet kurması gerekli olup, somut olayda sanık ...'in mahkeme kaleminde görevli katılanlara '' .....benim gibi beyefendi biri cezaevine girerse sonucu ne olur siz düşünün, cezaevine girersem ben ne gerekiyorsa yapacağım, sizin çocuğunuz hangi okula gidiyor, verilen kararı kaldırın yoksa ben ne yapacağımı biliyorum'' şeklinde sözler söylediği, aynı suçtan yargılanan oğlu olan suça sürüklenen çocuğun ise mübaşir olarak görev yapan Halil İbrahim'e ''sen dışarıya gel, seninle görüşelim, bir de sen tanıklık mı yapacaksın'' şeklinde sözlerle tehdit ettiklerinin kabul edilmesi karşısında, sanık ile suça sürüklenenin tehdit niteliğindeki sözlerinin mahiyeti ile yöneldiği muhatap itibariyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1, 43 üncü maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Hükümlerden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu mahkûmiyet hükmünün kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin olması nedeniyle tekerrüre esas olmayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabul ve uygulamaya göre;
Sanık hakkında sonuç ceza olarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesi yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/447 Esas, 2021/822 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.