WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/10671 E.  ,  2024/2328 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1098 E., 2019/711 K.
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün öncelikle sorgusunda bildirdiği adresine tebliğe çıkarılıp iade gelmesi halinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre MERNİS adresine tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle sanık müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çayeli Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2017 tarihli ve 2017/113 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ve 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2.Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2018/1098 Esas, 2019/711 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan beraatine karar verilmiştir.

3.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/1098 Esas, 2019/711 Karar sayılı kararı ile nitelikli tehdit suçundan sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 19.09.2021 tarihli ve 2020/9872 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın tehdit kastı ile hareket etmediğine, alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren bir neden bulunmadığına, haksız tahrik indiriminin üst sınırdan yapılması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mağdure ... ile sanık ...'in birlikte ortak işyeri sahibi olup yaklaşık bir yıldır iş dolayısıyla anlaşamadıkları, bu sebeple karşılıklı olarak birbirlerine tehdit ve hakaret içeren mesajlar gönderdikleri, olay günü mağdur ile sanığın işyerinde tartıştıkları, tartışma sırasında işyerinde bulunan mutfak masası üzerinde bulunan bıçağı alarak mağdurun üzerine doğru yürüdüğü ve "senin canını almadığıma dua et" şeklinde sözler söylediği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgileri gösterilen beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

2.Olayın gerçekleştiği iş yerine ait kamera görüntülerinin soruşturmada görevli kolluk personelince izlenmesi neticesi düzenlenen 01.06.2017 tarihli cd izleme tutanağı içeriğine göre; sanığın mağduru darp ettiği, akabinde tezgah üzerinden aldığı bıçakla mağdurun üzerine doğru yürüdüğü, daha sonra elindeki bıçağı bırakarak katılanı eliyle darp ettiği anlaşılmıştır.

3.Mağdur tarafından sanığın olayda kullanmış olduğu bıçak soruşturmada görevli kolluk personeline teslim edildiğine dar polis fezlekesi dosya içerisinde yer almaktadır.

4.Sanığın savunmalarında suçunu ikrar ettiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstinaf mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu sanığın eyleminin subuta erdiği kabul edilerek ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1.Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın olay günü mutfaktaki tezgah üzerinden aldığı bıçak elinde iken mağdura hitaben "senin canını almadığıma dua et'' diyerek tehdit edip akabinde mağduru darp etmiş olması karşısında, tehdit içeren sözlerin yaralama eylemlerinin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın adli sicil kaydında görülen bir adet kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması ve kararların kesinleşme tarihinin 14.02.2013 olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 231/8 inci maddesine 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 72 nci maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına dair kararların kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, sanık hakkında diğer koşullar değerlendirilmeden, ''Sanık hakkında daha önceden başka bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş olduğundan koşulları bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5 inci maddesi gereğince sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/1098 Esas, 2019/711 Karar sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.