WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/9928 E.  ,  2024/6779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1445 E., 2021/1370 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
Sanıkların yargılamanın başından itibaren kendisinden yardım isteyen mağdur ...'ın iftira ettiğini, mağdur ...'ın dosya dışı sanık ...'e olan borcu olduğu için eşi olan mağdur ...'in kartını kendisinin verdiğini beyan etmesi karşısında, suç tarihinin öncesi atılan mesajlardan mağdur ...'in kredi kartının alınmasında yağma suçunun unsuru olarak cebir ve tehdit teşkil edebilecek bir durumun olmadığı, iş hanında buluştuklarında parayı ödeyemeyeceğini beyan eden mağdurlara karşı söylenen "ödemezsen bu işin sonucu kötü olacak" sözünün sair tehdit aşamasında kaldığı, yağma suçuna ilişkin mağdurların soyut iddiası dışında sanıkların mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığı fakat, sanıkların da beyan ettikleri gibi sadece tartıştıkları dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan sair tehdit suçunu teşkil edebileceği anlaşılmakla bu suçtan mahkûmiyeti yerine yağma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

II. KARAR
Açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/1445 Esas, 2021/1370 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.05.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Katılan ... ...’in Türkmenistan uyruklu olup Türkiye’den satın aldığı tekstil ürünlerini Türkmenistan’da satarak geçimini sağladığı, bu süreçte temyiz dışı sanık ... ...’dan aldığı borç para karşılığında senet verdiği, borcunu kısım kısım ödeyerek tekrar borç aldığı ve ödemeye devam ettiği, aralarında yeni senetler düzenlendiği ancak katılan ...’ın ticari işlerinde yaşadığı sıkıntı nedeniyle ...’e olan borcunu ödeyememesi üzerine 16.03.2016 tarihinde temyiz dışı sanık ...’le Ataköy’de buluştuğu,bu görüşmede ...’in katılana borç verdiği paraları ... isimli bir tefeciden aldığını, katılanı ... isimli kişinin yanına götüreceğini ve burada alıkonacağını, ayrıca sonraki günlerde katılana hitaben “evlendim dediğin adamı da buldum, kocana söyleyeceğim, seni süründüreceğim” şeklinde sözler sarfederek tehdit ettiği, bu aşamada katılan ...’ın daha önceden tanıdığı ve bir müddet arkadaşlık yaptığı sanık ...’tan yardım istediği, sanık ...’ın katılandan temyiz dışı sanık ... ...’ın telefon numarasını ve aralarındaki alışveriş ile ilgili bilgileri öğrendiği, katılana yardımcı olacağını, bu işi halledeceğini söylediği, ilerleyen günlerde sanık ... ve diğer sanıkların temyiz dışı sanık ... ile görüşerek katılan ...’ın borçları karşılığında 15.000 Dolar para verme teklifinde bulundukları ancak ...’in bu teklifi kabul etmediği, bir süre sonra sanık ...’ın bu kez katılan ...’ı arayarak temyiz dışı sanık ... ile katılanı biraraya getirerek yüzleştirme yapacağını söylediği ve Bahçelievlerdeki bir galeriye davet ettiği,bu görüşmede de ... ...’ın katılanın aldığı borç karşılığında kendisine 15.000 dolar ödenmesini kabul etmediği ve işyerinden ayrıldığı, ayrıca sanıkların bu görüşmede katılan ...’a çarşamba gününe kadar parayı ayarlamasını söyledikleri, sonraki günlerde sanık ... ve ...’in katılanı arayarak parayı hazır edip etmediğini sordukları, katılan ...’ın parayı hazır edememesi nedeniyle yaşadıklarını eşi olan diğer katılan ...’e anlattığı, katılan ...’in sanıklarla görüşmek üzere suç tarihi olan 08.06.2016 günü sanık ...’ün işyerine gittiği, diğer sanıkların da aynı işyerinde bulunduğu, sanıkların katılan ...’ten katılan ...’ın ...’e olan borcunu istediklerini, katılan ...’in bu parayı ödeyemeyeceğini belirtmesi üzerine sanık ...’in katılan ...’in üzerine yürüyerek “sen ne demek istiyorsun, biz senin eşine kefil olduk, parayı bulup vereceksin” şeklinde sözler sarfettiği, aynı esnada diğer sanıkların da katılana hitaben parayı ödemesi gerektiğini, aksi takdirde sonuçlarının kötü olacağını ifade ederek tehdit ettikleri, katılanın sanıklara hitaben “siz mafya mısınız, eğer mafyalık yapıyorsanız emniyeti buraya çağırırım.” dediği, buna rağmen katılan ...’in içinde bulunduğu ortam, eşinin yanında olması, sanıklar tarafından kendisine karşı kasten yaralama eyleminin gerçekleşmesinden korktuğu için kredi kartını sanık ...’e verdiği, sanık ... ve katılan ...’ın aynı işhanında bulunan bir kuyumcuya giderek 250,00 TL komisyon ödemek suretiyle 10.000,00 TL para aldıkları, bu miktarı kredi kartıyla alışveriş yapmış gibi gösterdikleri, katılanların ödeme yaptıktan sonra sanıkların yanından ayrılabildiği ve Emniyet Müdürlüğüne giderek müracaatta bulundukları, bu şekilde sanıkların yağma sununu işlediği anlaşılmıştır.

Sanıkların katılan ...’e sarfettiği söz ve davranışlar değerlendirildiğinde fiilen tehditkâr bir tavır içerisinde oldukları, katılanlarla yaptıkları whatsapp yazışma içeriklerinin de katılanlar üzerinde baskı kurduklarını gösterdiği, bununla birlikte somut olayda katılanların içinde bulunduğu ortam ve yaşadığı olaylar nazara alındığında, yağma suçunun unsuru olan tehdit boyutuna ulaştığının kabul edilmesi gerektiği, bu anlamda sadece sanıkların sarfettiği sözler esas alınarak sair tehdit niteliğinde olduğuna dair kabulün isabetli olmadığı, bununla birlikte katılandan alınan paranın temyiz dışı sanık ...’e verilmediği gibi ...’in beyanına göre bu süreçte borcun miktarına ilişkin görüşmelerde sanıklar tarafından tehdit edildiği, sanıkların katılanlardan alacaklarının olmadığı, sanki arabulucuk yapacak gibi bir intiba uyandırarak kendi çıkararına hareket ederek katılanlardan tehdit ile para aldıkları ve nitelikli yağma suçunu işledikleri kanaatinde olduğumuzdan ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyoruz.