WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/9530 E.  ,  2024/4973 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1043 E., 2021/1163 K.
SUÇ : Silahla yağma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/72 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/1043 Esas, 2021/1163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Katılanın beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, sanığın zorla senet imzalatmadığına, sanıktan olan alacağı nedeniyle sanığın rızası ile senet imzaladığına, tanık Y.D'nin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın zorla senet alma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut yasal delil mevcut olmadığı halde beraatı yerine yağma suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, kabule göre de, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü, tanık S. D'nin, katılanla arasındaki hayvan alışverişine kefil olan sanığın, kefilliği nedeniyle yaşadığı sorunların müsebbibi gördüğü katılanı, suç tarihinde senet yağması amacıyla belli bir plan dahilinde büyükbaş hayvan almasında kendisine yardımcı olması için Elazığ İli Palu İlçesi Karasalkım Köyüne gelmesi ricasıyla çağırdığı, sanığın, hile ile yanına getirttiği katılanı, olay yerindeki korucu kulübesine konuşmaya çağırdığı, taraflar arasında tartışma çıktığı, sanığın katılana birden çok kez sopa (süpürge fırçası sapıyla) ve ayrıca tekme ve yumruklarla vurarak basit derecede yaraladığı, yaklaşık 3-4 saat boyunca kulübenin içerisinde zorla alıkoyarak hürriyetinden yoksun kıldığı ve ara ara darp fiillerine devam ettiği, saat 15.30 sıralarında sanığın, katılanın aracını kullanarak yanına katılanı alıp Palu İlçe Merkezinde bir kahvehaneye götürdüğü, sanığın, katılanın kahvehaneden ayrılmasını engellemek için katılanın aracının anahtarını vermeyerek elinde tuttuğu, "İmzala, birde burda dayak yeme" diyerek tehdit ettiği, katılana 17.000 ,00 TL, 27.500,00 TL ve 35.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 79.500 ,00 TL bedelli üç adet seneti imzalattırdığı, senet yağmasında bulunduğu, her ne kadar sanık savunmasında üzerine atılı yağma suçunu kabul etmemiş ve katılandan hayvan satımı sebebiyle (27.500,00 TL) alacağının bulunduğunu belirtmiş ise de, sanığın katılandan alacaklı olduğu yönündeki soyut beyanının miktar olarak çok üzerindeki senet miktarı da (79.500,00 TL) dikkate alındığında, sanığın savunmasını destekler nitelikte delillerin bulunmaması ve katılanın tüm aşamalarda birbiriyle uyumlu anlatımları birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde sanık savunmasının tamamen suçtan ve cezasından kurtulmaya yönelik olduğuna kanaat getirilerek maddi gerçeği yansıtmayan savunmasına itibar edilmemesi gerektiği, tanık anlatımları, adli rapor ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak 1136 sayılı Kanun'un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanık mahkûm edilmesine rağmen kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı, katılan vekilinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu dikkate alınarak, hükmün ilgili kısmına "Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6810 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesi" fıkrasının eklenmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verimiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, sanık hakkındaki temyiz incelemesine konu hükümde yer almayan ve Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2018/556 Esas, 2019/701 Karar sayılı kararına konu olup, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2020/181 Esas, 2020/192 Karar sayılı kararı ile kesinleşen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümle ilgili olarak temyiz sebepleri ileri sürmüş ise de; bu yönde inceleme yapılması mümkün görülmemiştir.

5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir veya tehdit kullanılarak katılanın, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir. Cebir ve tehdit karşısında katılanın başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, katılanın beyanı, tanık Y.'nin katılanın beyanını doğrulaması, katılanın sanığa bir miktar borcu bulunduğu anlaşılmış ise de, alacak ile sanık tarafından zorla alındığı tanık ve katılan beyanı ile adli rapor dan anlaşılan senetlerin toplam miktarı arasında aşırı orantısızlık bulunması, sanığın savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin ... olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/1043 Esas, 2021/1163 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenecek konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakr Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.