WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/8939 E.  ,  2024/4659 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3530 E., 2020/2602 K.
SUÇ : Birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/122 Esas, 2019/223 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2019/3530 Esas, 2020/2602 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemi
Yağma eyleminin net şekilde hangi hareketlerle kimler tarafından ne şekilde yapıldığının açıklanmadığına, müşteki ifadesinde suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkların bilincinin yerinde olmadığı şeklindeki ifadelere göre şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önemin göz önünde bulundurulması gerektiğine, 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, yeterince araştırılmadan verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihi olan 18.06.2013 tarihinde geceleyin saat 23.00 sıralarında kız arkadaşı ile birlikte gezen şikâyetçi ...'ın yanına suça sürüklenen çocuk ... ve ''haklarında aynı suçtan İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2013 tarihli ve 2013/372 Esas, 2013/288 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü bulunan'' yaşı büyük sanıklar ... ve ... Es'in geldiği, suça sürüklenen çocuk ... ve diğer sanıkların şikâyetçi ...'ı ''bize para ver'' diyerek zorladıkları, bunu reddeden şikâyetçi ve kız arkadaşını 'bunlara günlerini gösterelim' diyerek tehdit ettikleri, şikâyetçi ve kız arkadaşının olay yerinden uzaklaşmaya çalıştıkları, suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkların şikâyetçi ve kız arkadaşını kolundan tutup çekmek sureti ile olay yerinden uzaklaşmalarına izin vermedikleri, şikâyetçinin korkması üzerine cebinden çıkardığı 5,00 TL parayı suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıklara verdiği, bu sırada suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkların dikkatinin dağılmasından faydalanan şikâyetçi ve kız arkadaşının olay yerinden kaçtıkları, bir müddet sonra olay yerine yakın bir yerden geçen polis ekiplerini görerek polis ekiplerinden yardım istedikleri olayda, şikâyetçi beyanı, şikâyetçinin suça sürüklenen çocuğu kesin ve net teşhis etmesi, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı karşısında suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafince ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, suça sürüklenen çocuğun savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin ... olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun eyleminin ... olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçiden zorla aldığı 5,00 TL paranın suç tarihi olan 18.06.2013 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuk ye verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunarak, olayda kullanılan bıçağın suça sürüklenen çocuğun üzerinde ele geçmesi ve şikâyetçinin beyanında bıçaktan bahsetmiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2019/3530 Esas, 2020/2602 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

17.04.2024 tarihinde karar verildi.