6. Ceza Dairesi 2022/8913 E. , 2024/4223 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2486 E., 2021/414 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.05.2017 tarihli ve 2017/20578 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2017/162 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar veriliştir.
3. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2017/162 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararını, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/2453 Esas, 2020/666 Karar sayılı ilâmıyla;
"2-) Suç tarihinde şikayetçinin şeriki olduğu anlaşılan ... isimli şahıs ile tanıştığı ve ...'nın şikayetçiyi Auro isimli eğlence mekanına götürdüğü, burada 3 bira içen şikayetçiye 13.500,00 TL hesap çıkartıldığı, şikayetçinin parası olmadığı için bu hesabı ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine Sanık ... ve şeriklerinin "o zaman ATM ye gidelim, paran var mı yok mu kontrol edelim" dedikleri ve şikayetçiyi "bu parayı ödemezsen bu mekandan çıkamazsın" sözleri ile tehdit ettikleri, böylece Sanık ...'in ... isimli şahıs ile şikayetçiyi ATM ye götürdükleri ve burada limit olan 1.300,00 TL yi şikayetçiye hesabından çektirtip parayı aldıkları ve şikayetçi ile birlikte eğlence mekanına geri döndükleri, burada da Sanık ...'in ve şeriklerinin şikayetçinin kredi kartını alarak post cihazından 2.000,00 TL para çektiği, ayrıca ... isimli şahsın da şikayetçiden ekstra 100 dolar para istediği, bu şekilde gerçekleşen olayda eğlence mekanında şikayetçinin harcamasına göre şikayetçiden Sanık ... ve şerikleri tarafından tehdit ile tahsil edilen paranın orantısız şekilde fazla olması nedeniyle Sanık ...'in eyleminin tereddütsüz yağma suçunu oluşturduğu halde, Sanık ... hakkında yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması yerine, hatalı değerlendirme ile karar yerindeki gibi beraat hükmü kurulmuş olması,"
Nedeniyle sanık yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/144 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/2486 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile;
"Sanığın sabit olan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d-h maddeleri olduğu halde bu madde gereğince mahkûmiyeti yerine 5237 sayılı Kanun'un 149/1-h maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmesi ile yetinilmesi hukuka aykırı ise de, aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi gözetilerek.."
Hususunda eleştiri yapılarak, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Müştekinin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
2. Mahkûmiyete yeter her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,
3. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde müştekinin yeni tanıştığı ... isimli şahsın müştekiyi Auro isimli eğlence mekanına götürdüğü, gecenin sonunda müştekiye üç bira içmesine rağmen 13.500 TL hesap getirildiği, müştekinin hesaba itiraz ettiği ve üzerinde bu kadar parasının olmadığını söylemesi üzerine sanık ...’in "o zaman ATM ye gidelim, paran var mı yok mu kontrol edelim, bu parayı ödemezsen bu mekandan çıkamazsın" diyerek müştekiyi tehdit ettiği, sanığın ... isimli şahısla müştekiyi hesabından para çekmek üzere bankamatiğe götürdükleri, müştekinin ATM’den çektiği 1.300 TL parayı sanığın aldığı, daha sonra gece kulübüne geri dönerek müştekinin kredi kartından da 2.000 TL para çekildiği maddi vakıa olarak kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
2. Sanık savunmaları dosyada mevcuttur.
3. Müştekinin beyanları dosyada mevcuttur.
4. Müştekinin ATM'den para çekme görüntülerine ilişkin güvenlik kamera görüntüleri ve bu görüntülere ilişkin tutanak dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, özellikle evvelce aralarında husumet bulunmayan katılanın kovuşturma aşaması dahil tüm aşamalarda tutarlı beyanları ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/2486 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!