6. Ceza Dairesi 2022/8912 E. , 2024/4528 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1934 E., 2020/2304 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2016 tarihli ve 2015/14612 Soruşturma numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 143 üncü maddesi ve aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2016/455 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 143 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3.İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2016/455 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararını, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf etmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/2936 Esas, 2019/473 Karar sayılı ilâmıyla;
''1-Eylemin konutta yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuğun dosya içerisinde bulunan nüfus kayıt örneğine göre, doğum tarihinin 02.01.2000 olduğu, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 24.04.2018 tarihli 6 nolu celsede ve hükmün verildiği 7. oturum tarihinden önce 02.01.2018 tarihinde onsekiz yaşını doldurduğu gözetilmeksizin savunmasının alındığı 24.04.2018 tarihli duruşmanın açık yerine kapalı yapılması,
3-Hırsızlığın yapıldığı evin anahtarının istinaf dışı sanık ... tarafından gece yarısı alındığı ancak katılanın hırsızlık olayını sabah 08.30 civarı farkettiği, dolayısıyla olayın tam olarak saat kaçta gerçekleştiği açıkça belli olmamasına ve gece vakti gerçekleştiği konusunda şüphe bulunmasına rağmen eylemin gece vakti gerçekleştiği kabul edilerek hırsızlık suçundan verilen cezadan Türk Ceza Kanunu'nun 143.maddesi uyarınca artırılması,''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2019/164 Esas, 2019/216 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya görevli ağır ceza mahkemesine gönderilmiştir. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/173 Esas, 2019/144 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak kazanılmış hakkın gözetilerek neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/1934 Esas, 2020/2304 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.İnceleme dışı sanık ...'in aşamalarda değişen çelişkili beyanından başka mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına,
2.İnceleme dışı sanık ... ile Suça Sürüklenen Çocuk arasında husumet bulunmasına rağmen beyanlarına itibar edilerek ceza verildiğine,
3.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suça sürüklenen çocuk ile inceleme dışı sanık ...'in, gece vakti katılanın rızası ile evin damında katılanla birlikte uyudukları sırada, inceleme dışı sanık ...'in tuvalete gitmek bahanesiyle katılandan aldığı anahtarı kullanarak evin içerisine girdiği, bu sırada katılanın uyuyakaldığı, sabah 08.30 civarı uyandığında ise suça sürüklenen çocuk ve inceleme dışı sanığın gitmiş oldukları, katılanın ev içerisinden hırsızlık yapıldığını farketmesi üzerine hemen yan tarafta oturan oğlu ve gelinine haber verdiği, katılanın uyandığından kafasında bir ağrı olduğunu hissettiği, gece yatmadan önce de sanık ...'in kendisine kola diyerek birşey içirdiği, katılana ait doktor raporunda katılanın parietal bölgesinde hiperemik alan tespit edilmesi ve tanık olarak beyanlarına başvurulan oğlu ve gelinin de katılanın sabah olayı haber vermek için geldiğinde sersemlemiş vaziyette ve alnının şiş olduğunu belirtmeleri karşısında inceleme dışı sanık ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin nitelikli yağma suçuna vücut verdiği maddi vakıa olarak kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
2.Katılanın beyanları ve suça sürüklenen çocuk ...'ı teşhis ettiği tutanak dosyada mevcuttur.
3.Katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığını gösterir adli hekim raporu dosyada mevcuttur.
4.Suça sürüklenen çocuk aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir.
5.İnceleme dışı sanık ...'in suçlamaları kabul etmeyen aşamalarda değişen çelişkili beyanları dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Katılanın aşamalardaki beyanları, suça sürüklenen çocuğun savunmaları, inceleme dışı sanığın beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığından, katılan ... kollukta verdiği ifadede, "O sırada yanıma ... isimli şahıs gelerek evin içinde bulunan tuvaleti kullanmak istediğini beyan etmesi üzerine anahtarı verdim. Ben yaşlı ve hasta olduğumdan dolayı peşinden gitmedim. O esnada bende uyuya kalmışım...uyandığımda başımın arka kısmının ağrıdığını şahısların başıma vurup bayılttığını düşündüm. Bunun üzerine İskenderun Devlet Hastahanesine gittim. Burda yapılan tedavime mütakip başımın herhangi bir darbeye maruz kalmadığını söyleyip taburcu ettiler" şeklindeki beyanı ile, bozma öncesi mahkemede verdiği, "daha sonra namaz kılmak için avlu kısmında bulunan yere geçtim, namaz arasında İsmet veya ismini bana ... olarak söylemiş olduğunuz çocuk bana bir içecek getirip, amca al bu kola bunu iç dediler, bende içtim, kendimden geçmişim" dediği dikkate alındığında, katılanın yağma suçunun unsuru olan cebir unsuruna ilişkin aşamalarda verdiği beyanlarının tutarsız olması, cebir unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin dosyada başkaca bir delil de bulunmaması sebebiyle yağma suçunun oluşmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi tarafından eylemin 5237 sayılı Kanunu'nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen bina dahilinden hırsızlık olarak değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Suçu birlikte işleyen suça sürüklenen çocuk ve inceleme dışı sanığın neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde “eşit şekilde tahsiline” biçiminde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/1934 Esas, 2020/2304 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!