WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/8852 E.  ,  2024/4226 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/522 E. 2021/284 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/36569 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) ve (d) bendi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy15. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2018/591 Esas, 2019/588 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 Yıl 2 ay Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/522 Esas, 2021/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Mağdurun alınan ilk ifadesinde eylemi gerçekleştirenlerin maskeli olduklarını beyan etmesi karşısında yaptırılan teşhis işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanık hakkında verilen cezada indirim yapılması gerekirken yapılmadığına,
3. Sanığın suçu işlediğine dair maddi bulguya ulaşılamadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde gündüz saatleri içerisinde mağdurun eleman olarak çalıştığı tekstil şirketine ait 34 .. .... plaka sayılı araç ile aracın içerisinde çok sayıda tekstil malzemesinin yüklü olduğu halde başka bir firmaya götürülmek üzere yola çıktığı, yolda seyir halindeyken Esenyurt gişelerini geçtikten sonra kendisini takip eden 34 .. .... Plakalo Renault Master marka aracın kendisine arkadan çarptığı, mağdurun çarpmanın etkisi ile aracını durdurarak araçtan indiği, çarpan araç içerisinde bulunan şahısların da araçlarından indikleri, ellerinde kesici, delici özelliği olan tornavida ve levye gibi malzemeler bulunduğu halde mağdurun etrafını çevreledikleri, içlerinden birinin mağdurun hareket etmesini engellemek amacıyla başında durduğu, diğerlerinin mağdurun sevk ve idaresi altında bulunan araçta bulunan tekstil malzemelerini boşaltarak kendi araçlarına yükledikleri, yükleme işini müteakip araçlarına binerek olay yerinden uzaklaşmaları şeklinde gerçekleştirilen eylemler ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Mağdur aşamalarda olayı 1 numaralı bentte anlatılan şekilde anlatmıştır.

3. Mağdur soruşturma aşamasında alınan ilk beyanı "Ben ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti isimli fason işleri yapan firmada şoförlük yapmaktayım. 04.07.2018 günü saat: 13:30 sıralarında Esenyurtta bulunana firmamızda fason işleri yapılan ... Tekstil San. Tic. A.Ş. ye ait ürünleri Bağcılar' da bulunan firmalarına götürmek üzere 34 .. .... plaka sayılı araçla yola çıktım. Avrupa Otoyolu ( Yanyol -- İstanbul İstikameti) nden seyir halinde iken Renault - Master marka arka plakası ... olan ön plakası olmayan araç arkadan hafifçe aracıma vurdu. Bende yol kenarına aracımı kontrol etmek için çektim. Aracıma çarpan araçtan 4 şahıs indi. Bu şahısların ellerinde bıçak, tornavida ve levye vardı ayrıca ellerinde hepsinin değişik renklerde inşaat eldivenleri takılıydı. Şahısları net olarak eşkal tariflerini yapamam ancak görürsem teşhis edebilirim. Şahısların hepsi 20-30 yaş aralığında esmer tenli kirli sakallı ve doğu şiveliydi. Bu şahıslardan biri benim hareket etmememi söyledi ve başımda durdu. Diğer şahıslar benim aracımdaki toplamda 505 adet fason işlerini bitirdikten sonra mal sahibine teslimini yapacağımız ürünleri kendi araçlarına yüklemeye başladılar. Birkaç dakika içerisinde yüklemeyi bitirdiler ve kendi araçlarına binip uzaklaştılar. Bende sonra İk önce firmamızın müdürüne akabinde polise bilgi verdim. Müracaat için büronuza geldim. Çalınan ürünlerin değeri yaklaşık olarak 75.000 TL dir. İzah etmiş olduğum şekilde beni yağma eden şahıslardan şikayetçiyim" şeklindedir.

4. 19.09.2018 tarihli ifadeli canlı teşhis tutanağına göre mağdur sanığı olayda kendisini yağmalayan şahıslardan biri olarak kesin ve net şekilde teşhis etmiştir. Ancak mağdur kovuşturma aşamasında bu beyanından dönerek sanığın kendisini yağmalayan şahıslardan olmadığına dair beyanda bulunmuştur.

5. Sanık aşamalarda alınan ve olayla ilgisinin olmadığına ve olay tarihinde Siirt İlinin Baykan İlçesinde olduğuna dair beyanlarda bulunmuştur.

6. Sanığın kullanmış olduğu 0537 ... .. .. numaralı telefonun olay tarihinde ve 11:56-12:16 zaman diliminde olay yerine 630 Metre mesafede bulunan baz istasyonundan sinyal aldığına yönelik 23.10.2019 tarihli bilirkişi raporu dosyada mevcuttur. Sanık bilirkişi raporunun tanziminden sonra cep telefonunu annesine bıraktığını ve Siirt iline telefonsuz gittiğini beyan etmiştir.

7. Sanık ilk derece mahkemesinin 31.01.2019 tarihli birinci celsesinde alınan savunmasında "...0537... .. .. numaralı hattı annemin adına kayıtlıdır, telefonda kardeşimindir ancak olay tarihinde ben kullanıyordum, benim kendi telefonum ve adıma kayıtlı hat yoktur..." şeklinde beyanda bulunmasına rağmen 28.03.2019 tarihli ikinci celsede bu beyanından dönerek "...olay tarihinde ben 0537 ... .. .. numaralı telefonu kullanıyordum, hat annemin üzerine olduğu için Baykan'a giderken ben telefonu evde bırakmıştım, Baykan'a giderken yanıma telefon almadım, Baykan'da iki ay kalıp arada bir kez tekrar İstanbul'a geldim..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik sanık ve sanık müdafii tarafından ileri sürülen sebepler yerinde görülmemiş ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurun Alınan İlk İfadesinde Eylemi Gerçekleştirenlerin Maskeli Olduklarını Beyan Etmesi Karşısında Yaptırılan Teşhis İşlemlerinin Hukuka Aykırı Olduğuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun soruşturma aşamasında alınan 04.07.2018 tarihli ilk beyanında "Aracıma çarpan araçtan 4 şahıs indi. Bu şahısların ellerinde bıçak, tornavida ve levye vardı ayrıca ellerinde hepsinin değişik renklerde inşaat eldivenleri takılıydı. Şahısları net olarak eşkal tariflerini yapamam ancak görürsem teşhis edebilirim." şeklinde ifade vermesi ve bu beyanının aksine aşamalarda sanıkların maskeli olduğuna dair herhangi bir beyanının bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Sanık Hakkında Verilen Cezada İndirim Yapılması Gerekirken Yapılmadığına Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde takdiri indirim nedenlerinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi gereğince uygulama yapıldığı, sanık hakkında dosyaya yansıyan başka yasal indirim nedeninin bulunmadığı, mağdurun kovuşturma aşamasında beyanından dönerek sanığın atılı suçu işlemediğine dair beyanda bulunması, sanıktan herhangi bir talebinin olmadığını belirtmesi nitelikli yağma suçuna ilişkin bir indirim nedeni olarak görülemeyeceği ve bu hususa ilişkin yasal bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Sanığın Suçu İşlediğine Dair Maddi Bulguya Ulaşılamadığına Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Aralarında iftira atmayı gerektiren bir husumet bulunmayan mağdurun sanığı soruşturma aşamasında kendisini yağmalayan şahıslardan biri olarak kesin ve net şekilde teşhis etmesi, sanığın kullanmış olduğu telefonun olay tarihinde olay yerine yakın baz istasyonundan sinyal aldığına yönelik bilirkişi raporu, sanığın olay tarihinde başka ilde olduğuna ve bu ilde yaklaşık iki ay kalmasına rağmen telefonunu yanına almadığına yönelik beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmaması ve ilk derece mahkemesinin birinci celsesinde telefonu olay tarihinde kendisinin kullandığına yönelik beyanı ile çelişki içermesi karşısında, sanığın bu yöndeki beyanların suçun yaptırımından kurtulmaya yönelik olduğu, mağdurun soruşturma aşamasında etkiden uzak bir şekilde sanığı teşhis etmesine rağmen kovuşturma aşamasında sanığın olaya dahil olmadığına yönelik beyanlarının sanığı suçun yaptırımından kurtaramaya yönelik beyan niteliğinde olduğu ve sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/522 Esas, 2021/284 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.