6. Ceza Dairesi 2022/8839 E. , 2024/4147 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/774 E. 2021/426 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
A.Kasten yaralama suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli, 2018/485 Esas, 2018/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)149/1-a-d, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Sanık müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/876 Esas, 2019/513 sayılı kararı ile;
" Soruşturma aşamasında yakalandığında üzerinden kimlik belgesi çıkmayan ve kovuşturma aşamasında da kimliğe yönelik beyanı doğrulayıcı her hangi bir bilgi ve belgenin de resmi yoldan talep edilmemiş olması karşısında adı geçen sanığın kimlik ve sicil bilgileri, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan Adalet Bakanlığının genelgesi doğrultusunda temin edilip doğrulanmadan beyan üzeri alınan kimlik bilgilerine itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık 31.08.2018 tarihli soruşturma aşamasında alınan sorgusunda kaçak yollarla Türkiye'ye geldiğini, mağdurla kendisini Avrupa'ya geçirmesi konusunda anlaşıp 50.00 Pakistan Rupi'si verdiğini, sonrasında Yunanistan sınırında yakalanmaları nedeniyle parasını geri istediğinde 5 kişinin kendisini yaraladığını, yaralanma olayı ile ilgili her hangi bir soruşturmanın bulunmadığını, bu olaydan 4-5 gün sonra mağdur Latif'in çalıştığı iş yerine gidip önce parasını istediğini, devamında çıkan tartışmada elindeki bıçakla müştekiyi yaraladığını ve 2 adet telefonunu aldığını, aldığı telefonlardan birini sattığını, diğerini ise iade ettiğini, hali hazırda aralarında her hangi bir sıkıntı kalmadığını, kovuşturma aşamasındaki savunmasında da; müştekiyi tanımadığını, kesinlikle görmediğini ve kesinlikle kimseyi bıçaklamadığını beyanla suçlamaları kabul etmemiş olması, yakalandığı gün üzerinden çıkan 3 adet telefonun kime ait olduğunun belirlenmesi bakımından karakola çağrılan müştekinin ise 30.08.2018 tarihli tutanak içeriğine göre; sanığın üzerinden çıkan telefonların kendisine ait olmadığına dair beyanı yanı sıra olay tarihinden yaklaşık 10 gün sonra Samsung C-7 marka cep telefonunun kendisine iade edildiğini tercüman aracılığı ile belirtmesi, öncesinde yapılmış her hangi bir teşhis işleminin de olmaması karşısında; müşteki ile hazırlık tanığı ... dinlenmeden ve TCK 168/1-4 maddesi uyarınca niteli yağma suçu yönünden kısmi iade nedeniyle de müştekiden etkin pişmanlık hükmüne rızası bulunup bulunmadığı sorulup değerlendirilmeden CMK 210/1 maddesine aykırı davranılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli, 2019/152 Esas, 2019/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)149/1-a-d, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/774 Esas 2021/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ceza hukuku ilkesi olan yüzyüzelik ilkesinin dikkate alınmadığına, Bölge adliye mahkemesinin bozma ilamındaki eksiklikler giderilmeden, somut delil bulunmadan usul ve yasaya aykırı önceki kararında direndiğine, mahkeme huzurunda şikayetçinin, tanığın dinlenilmediğine, sanığın mahkemedeki beyanlarının dikkate alınmadığına, kimlik bilgilerinin dahi aydınlatılmadığına, kararın sanık lehine bozulmasına karar verilmesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde sanığın şikâyetçinin bulunduğu iş yerine geldiği, elindeki bıçak ile şikâyetçiyi koltuk altı bölgesine bir adet vurduğu, şikâyetçinin yere yıkılması akabinde masa üzerinde bulunan şikâyetçiye ait cep telefonunu alarak olay yerinden uzaklaştığı, şikâyetçinin hemen şikâyette bulunduğu sanığı teşhis ettiği, akabinde polislerin sanığı yakalandığı üzerinde yapılan aramada sanığın olay esnasında almış olduğu cep telefonlarından birinin bulunduğu diğer cep telefonun ele geçirilemediği, olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki beyanı, dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.
4. Tanık M.M.'nin soruşturma aşamasındaki beyanı, dava dosyasında mevcuttur.
5. Şikâyetçinin yaralanmasına ilişkin rapor dava dosyasında mevcuttur.
6.Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yağma Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığına, Delil Yetersizliğine, Şikayetçinin Beyanlarının Çelişkili Olduğuna, Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçinin anlatımı, sanığın savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/774 Esas 2021/426 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!