6. Ceza Dairesi 2022/8376 E. , 2024/4416 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2678 E. 2021/259 K.
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1301 E. sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2018/237 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 Yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve tutuklulukta ve gözaltında geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2019/2678 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemlerinin yağma suçunun unsurlarını taşımadığına ve sanık hakkında Türk Ceza Kanun'un 150/1-2 maddeleri gereği hüküm tesis edilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde mağdur ...'nün arkadaşları olan ... ve ... ile birlikte Afşin Karagöz yolunda boş bir arazide bulundukları sırada sanık ...'ün araba ile yanlarına geldiği, sanığın mağdurdan uyuşturucu madde istediği, mağdurun olmadığı şeklinde beyanları üzerine sanık ...'in mağdurun içinde bulunduğu aracın tavanına birkaç kez yumruk atarak mağdura "çıkart cebindekileri" dediği ve mağdurun üzerini arayıp cüzdanını çıkarttığı ve içerisindeki paraları aldığı, cüzdanı verdikten sonra tekrar mağdurun cebindeki parayı da aldığı, bu suretle sanığın mağdurdan toplam 250,00 TL yi zorla aldığı, sanığın arkadaşları olan tanıklar M.P ...Y.'nın sanığa "çocuğun parasını geri ver" demelerine rağmen sanığın parayı vermeyerek olay yerinden ayrılması, şeklindeki eylemlerin ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur soruşturma aşamasında savcı huzurunda verdiği beyanında " 20.06.2018 tarihinde saat 19:00 sıralarında ..., ... ve ben Karagöz Yolu kavşağında araç içerisinde uyuşturucu madde kullanırken yanımıza bir araç ile ..., 40 yaşlarında tanımadığım bir adam ve ... geldi. ... aracın kapısını açıp ...'ye bağırıp çağırmaya başladı ve "içtiğinizden bana da verin" dedi ve daha sonra aracın önünden dolanarak benim yanıma geldi. "Çıkart" dedi, ben yok dememe rağmen bana inanmadı ve üzerimi aramaya başladı. Karşı koymaya çalıştım. Cebimde ve cüzdanımda bulunan 250 TL parayı karşı koymama rağmen aldı. İsrafil'in yanında bulunan ...'ın dışındaki diğer üçüncü şahıs "çocuğun parasını ver" diyerek İsrafil'e telkinlerde bulundu ancak İsrafil parayı vermedi. İsrafil üzerime gelince ben korktum ve dayımı arayacaktım. İsrafil bunu anlayınca telefonumu almak istedi ancak telefonu vermedim. İsrafil parayı aldıktan sonra yanımdan geldiği insanlarla birlikte uzaklaştı. İsrafil gittikten sonra dayımı arayarak olan biteni anlattım. 20/06/2018 tarihinde ... ve ... ile uyuşturucu içmek için olay yerine gittim. Başka bir amacım yoktu. Benim daha önceden uyuşturucu kullanmışlığım vardır ancak ...'den hiçbir alışverişim olmadı. Kendisinden uyuşturucu temin etmek karşılığında para almadım. Uyuşturucu ticareti yapmıyorum. 7-8 aydır uyuşturucu kullanıcısıyım. Uyuşturucuyu genellikle ..., ... ve İtçi ... diye bildiğim ancak soy ismini bilmediğim şahıslardan 30 veya 50 TL karşılığında alıyorum. Yaklaşık 2 ay önce de ...'tan 2 kere uyuşturucu madde satın almıştım. Benim üzerime yürüyüp zorla cebimdeki paraları alıp beni gasp eden ...'den şikayetçi değilim" şeklinde beyanda bulunmasına rağmen kovuşturma aşamasında bu beyanından dönmüştür.
3. Mağdurun olay esnasında mesaj atarak yardım istediği ve olaydan hemen sonra yanına giderek kolluk kuvvetlerinden önce sanığı arattığı ve tanık olarak dosyada dinlenen M.D'nin aşamalardaki beyanlarının, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanlarını destekler nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
4. Olayın gerçekleştiği esnada mağdur ile aynı araç içinde olan tanık Y.E.Ş. soruşturma aşamasında alınan beyanında olayı 1 numaralı bentte anlatılan şekilde anlatmıştır.
5. Sanık kolluk ve Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan ifadelerinde mağdurdan para almadığını beyan etmesine karşılık sulh ceza hakimliğince alınan sorgusunda mağdura uyuşturucu madde alması için olaydan 3-4 gün önce verdiği parayı geri aldığını beyan etmiştir. Yine sanığın aşamalarda alınan diğer beyanlarının bazılarında mağdurdan zorla para almadığını ancak olaydan 1 ay kadar önce mağdura borç verdiği paranın mağdur tarafından kendisine olay tarihinde geri ödendiğini ileri sürmüştür.
6. Mağdurun olay esnasında dayısına attığı mesajlar kolluk kuvvetlerince görülerek söz konusu görgü tutanak haline getirilmiştir. 21.06.2018 tarihli bu tutanaktan mağdurun olay esnasında dayısına "Dayı bak hele adamın biri beni rehin aldı param" ve "250,00 TL" şeklinde 1 dakika arayla iki mesaj atıldığı anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2019/2678 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararı ile 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüş ve sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun madde 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Madde gerekçesinde de “...Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir...” şeklinde dahada açıklık getirmiştir. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir.
Yağmada amaç malın alınmasıdır. Bu amaca ulaşmak için araç hareketler ise cebir veya tehdit uygulanmasıdır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Aralarında amaçsal ilişki vardır. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. (Benzer görüşler için bkz. Gökçen Ahmet vd mal varlığına karşı suçlar Adalet Ankara 2018 age s. 74, Özgenç İzzet türk Ceza Hukuku Genel Hükümler 17. baskı Seçkin Ankara 2021 ağe. s 168 vd, Tezcan/Erdem/Önok age s. 704, Koca/Üzülmez Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler seçkin 9. Baskı age s. 583)
Cebir veya tehdit kullanılması malın alınmasında araç olarak kullanılması yağma suçunun ayırıcı unsurudur. Dolayısıyla iki hareket arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yani malın alınması kullanılan cebir veya tehdidin sonucu olmalıdır. kullanılan cebir veya tehdit mağduru malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılacak düzeyde olmalıdır. Teslim mecburiyeti yaratmayan cebir veya tehdit suçun oluşumu bakımından yeterli değildir. Kullanılan zor ile malın alınması arasında nedensellik ilişkisi yoksa (sebep-sonuç) fail yağma suçundan cezalandırılmaz. (benzer görüşler için bkz. Özbek, /Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku özel hükümler 13. bası Ankara age 657, Gökçek vd age s.88)
Yağmanın iki seçimlik hareketinden birisi olan cebir malın alınmasına yönelik olarak yapılması gerekir. Diğer suçlardan ayıran özelliklerinden birisi de budur. Cebir malı almaya yönelik değil de başka bir amaçla yapılıyorsa eylem yağma suçunu oluşturmaz.
Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Ancak bura da dikkat edilmesi gereken husus mağdurun malın alındığını görmemesi gerekir. Eğer mağdur malın alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince yağma suçunun unsuru olan cebir veya tehdit eylemlerinin olayda ne şekilde gerçekleştiği tartışılmadan karar verildiği ayrıca sanık tarafından gerçekleştirilen eylemlerde sanığın yanında iki kişinin daha bulunduğu halde söz konusu kişilerin mağdura yönelik eylemlere iştirak edip etmediklerinin araştırılması ve neticesine göre 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince uygulama yapılıp yapılmayacağına karar verilmesi gerekirken, söz konusu araştırma yapılmaksızın ve olayda sanık tarafından gerçekleştirilen tehdit veya cebir eylemleri tartışılmadan sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2018/237 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!