6. Ceza Dairesi 2022/8304 E. , 2024/4697 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1778 E., 2020/2254 K.
SUÇ : Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2019 tarihli ve 2019/3705 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.c-d-h, 35 (üçer kez), 109/1, 109/3.b, 58 ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/266 (E), 2020/180 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-c-h, 35, 62, 53 maddeleri gereğince sanık hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/1778 E., 2020/2254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1-Somut delil olmadığına,
2-Lehe hükümlerin değerlendirilmediğine,
3-Uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına,
4-Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına,
5-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesinin uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay gecesi alkollü olan sanık ve temyiz dışı sanık ...'nın saat 23.00 sıralarında kahvehanede oturmakta olan katılanı dışarı çağırdıkları, katılan dışarı çıktığında her iki sanığın ''arabaya bin seni yakarız'' diyerek katılanı tehditle sanık ...'ın kamyonetine bindirdikleri, aracın içerisinde aynı şekilde katılan tehdit ederek kendisinden 20.000,00 TL para istedikleri, katılanın parası olmadığını söylediği, katılanla birlikte aracı Körfez ilçesindeki akaryakıt istasyonuna sürdükleri, sanıkların burada katılanın üzerini arayıp para bulamadıkları ancak nüfus cüzdanını aldıkları, daha sonra akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışan ...'dan araca yakıt koymasını, karşılığında katılana ait kimliği almasını istedikleri, ...'ın böyle bir şey olamayacağını söylemesi üzerine sanıkların "seni boğazlarız, seni vururuz, burayı da yakarız" şeklindeki sözlerle ...'ı tehdit ettikleri, ...'ın kabul etmemesi üzerine araçlarına bir miktar yakıt alan sanıkların yakıt bedelini ödeyerek oradan ayrıldıkları, her iki sanığın daha sonra zorla araçlarında tuttukları katılan ile birlikte katılanın evinin önüne gelip "sekiz dakika içerisinde bize 20.000 TL para bulacaksın" dedikleri, katılanın araçtan inip evine çıktığı ve annesi Bakiye'ye durumu anlattığı, ...'ün paniğe kapılıp damadı tanık E.Ü.'yü arayarak sanıkların yanına indiği, sanıkların Bakiye'ye "bu akşam bize 20.000 lira vermezsen seni de evinizi de yakacağız, sizi öldüreceğiz" diyerek tehdit ettikleri, bu sırada tanık E.Ü'nün ihbarı üzerine olay yerine gelen polis memurlarının sanıkları yakaladıkları, eylemin ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2-Sanık ...'ın ''............. üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi talep ederim, ... maddi durumu olmayan biridir kesinlikle kendisinden para istemedik, olaydan sonra ...'ı biz evinin yakınlarına bıraktık annesi ile herhangi bir tartışmamız olmadı. ... ile birlikte gezdiğimiz sırada ... eşi gitti diye üzülüyordu. ... ...'a "adam olsaydın eşini gece yarısı dışarı atmazdın" şeklinde ifadelerde bulundu. Eşinin dışarıya atıldığı konusu mahallede bilinmemektedir. Ancak ... bize anlattığı için biz biliyorduk, bunu mahalleliye söyleriz diye anladığım kadarıyla annesi bizden şikayetçi olmuş ve böyle bir para mevzusunu ortaya atmış dedi. Bahse konu benzinlikçi bizim mahallemizdedir. Yıllardır benzin alırken "veresiye mi alıyoruz" şeklinde sözler söyleyerek espiriler yaparız, benzinlikteki şahıs durumu yanlış anlamış olabilir. "şeklindeki inkara yönelik savunması dosyada mevcuttur.
3-Temyize gelmeyen sanık ...’nın ''......... neden bu şekilde iftira attıklarını bilmediğini, daha doğrusu sanık ...’in anlattığı şekilde kendisinin katılan ... ve eşi ile ilgili mahallelinin bilmediği konuları konuştukları için bu konu yayılmasın diye annesinin kendilerine iftira attığını, petrolden mazot alırken araçta olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini "şeklindeki inkara yönelik savunması dosyada mevcuttur.
4-Katılan ...'ün "olay günü evde uyurken oğlu olan katılan ...’ın “beni öldürüyorlar” diyerek içeriye girdiğini, ancak dışarıdan erkek seslerinin geldiğini, ikisi beraber alt katta oturan kızının evine gittiklerini, kızının damadı tanık ...’i aradığını, daha sonra katılan ... ile birlikte dışarıya çıktıklarını, sanıklardan ...’i tanımadığını, ama ...’ı tanıdığını, sanıklar ... ve ...’in kendilerine sinkaflı küfürler ettiklerini, “Bize para verin yoksa ikinizi de öldürürüz” dediklerini, sanık ...’ın “teyze kusura bakma” demeye başladığını, sonra da polislerin geldiğini, olaydan sonra sanık ...’ın evlerine gelip olay günü ...’in kendilerine alkol aldırıp hep beraber içtikten sonra “gidin ...’dan para isteyin” dediğini anlattığını'' şeklindeki beyanı dosyada mevcuttur.
5-Katılan ve ...'ın beyanları dosyada mevcuttur.
6- Tanık E.Ü'nün beyanları, dosyada mevcuttur.
7-11.10.2018 tarihli tutanak dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Somut Delil Olmadığına, Seçenek Yaptırımlar ve Lehe Hükümlerin Değerlendirilmediğine, Uzlaşma Hükümlerinin Uygulanmadığına, Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanmadığına, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. Maddesinin Uygulanmadığına, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1-Kanun koyucu “haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimsenin” ceza indiriminden yaralanacağını kabul etmiştir. Olayda katılandan kaynaklanan haksız bir davranış tespit edilmediğinden sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması bakımından yasal şartların oluşmadığı hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2-Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 7 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3-Sanık hakkında kurulan hükümde sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından 5237 sayılı Yasa'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4-5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-h maddesindeki nitelikli yağma suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5-Sanıkların savunması, katılan ve şikâyetçi ...'ın beyanları, tanık E. Ü.'nün beyanı, 11.10.2018 tarihli tutanak, katılan ...'ün katılanı doğrulayan beyanları ve tüm dosya kapsamına göre hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6- Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik geceleyin birden fazla kişiyle yağmaya teşebbüs suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin ... olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiş ise de; sanıkların katılana yönelik ayrıca başka bir talebinin olmadığı, olayın başından itibaren özgüledikleri kastları doğrultusunda katılanlardan 20.000 TL parayı almayı amaçlayan eylemlerinin, bir bütün halinde tek bir nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu düşünülmeden eylem bölünerek bir kısmı hakkında mahkumiyet kararı, bir kısmı hakkında beraat kararı verilmesi sonuca etkili olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/1778 E., 2020/2254 Karar Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenecek hükümler yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında kapsamında re'sen gösterilen sebepler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!